Connect with us

KÜLTÜR & SANAT

SAYAKA MURATA-KASİYER

Published

on

Bir soruyla başlamak istiyorum; “Normal” olmak nedir? Ve normallik ölçüsü kaç birim? Bir formülü ya da kıvamı var mı normal olmanın? Asıl can alıcı soru; modern dediğimiz toplum nerede başlıyor? Cevaplarınızı yorumlara bekliyorum.

Kendimce bu sorulara cevap aramaya engelli olduğumu keşfettiğimde başladım ve cevapları da hayatın attığı her tokatla birlikte öğrendim, karaladım, üzerine yeni cevaplar yazdım duruma göre ki en sabit cevabım da modern dediğimiz dünyanın ufak istisnalar dışında çok da modern olmadığı oldu. Benim gibi düşünenlerin olduğunu elbette biliyordum fakat onlardan birini hiç okumamıştım. Ta ki Sayaka Murata isimli Hanım yazarın kitabını okuyana kadar.

Sayaka Murata

Nasıl oldu anlamadım ama Japon edebiyatından kime denk gelsem kitapları güzel çıkıyor. Kasiyer de bunlardan biri. Murata, kasiyer bir hanım olan Keiko Furukura sayesinde toplumu ve özellikle de kadınının toplumsal rolünü masaya yatırıyor. Kitap karakteri Furukura’da toplumun normal sayılmayan bir bireyi. Benim gibi engelli olmasa da hal ve hareket bakımından oldukça farklı. En azından toplumsal normlar olarak.

Kitap ilk 30 sayfa olarak biraz sıkıcı olsa da(en azından bana öyle geldi) sonrasında kitabın ritmi sizi sarıyor. Bana sıkıcı geldiği nokta sanki bir tekrara girmiş gibi olmasıydı fakat drama ve yer yer durum komedisi olan bir hikâyede ufak tekrarlar görmek de son derece yerinde. Sonuçta yaşamlarımız da bir tekrar döngüsü içinde bulunmuyor mu!

Yaptığım kısa araştırmada kendisinin de kitaptaki gibi bir kasiyer olduğunu öğrendiğim Sayaka Murata’nın 126 sayfalık kitabına 3 üzerinden 2.2 veriyorum. Turkuvaz Kitaptan çıkan bu eser Japon kültürüne ve edebiyatına olan ilgimi de arttırdı.

Okumanızı tavsiye ederken normallik dışılarında en az normaller kadar hoş karşılandığı bir dünyayı herkese dilerim. 

Continue Reading
1 Comment

1 Comment

  1. Fulya korkmaz

    Nisan 6, 2022 at 8:18 am

    Selam Ilker;

    Normal nedir sorusu onemli ve galiba bu soruyu, sorgulayan herkes soruyor. Neticede de, cesitli sekillerde kendini, normal taniminin disinda buluyor. Herkes gibi olamamak, normal disinda kalmaya sebep oluyor. Herkes gibi olmamak degil, olamamak. Herkes gibi olmak tercih olsaydi, kolay olurdu ama olamamak isi zorlastiriyor.
    Bu herkes gibi olamama hali bazen fiziken bazen metafiziken ve bazen ikisi birden oluyor.

    Buradan, bu yorumu yazanin penceresinden boyle gorunuyor. Bu zaman ve mekandaki goruntu bu. Zaman-mekana göre neye evrilir, onu da bilemem.

    Modernlik denen de, bu yorumu yazanin penceresinden gunumuz demek. Yarin oldugunda, yarin modern ve bugun eski kaliyor. Modern kelimesi sanki bir seylerde yanlislik varmis hissi yaratiyor. Icini bu kodlama ile doldurdugumuz icin sanirim. Gunumuzu begenmedigimiz icin gibi sanki. Ama yarin oldugunda, o gunumuz ve modern oluyir ve yine onu da begenmeyen halimizde bir tuhaflik var gibi.

    Galiba kendimizi begenmiyor ve evrilmeye cabaliyoruz. Bu da guzel bir sey. Asil mesele kendimizi begenmek ve orada takili kalmak olurdu sanirim.

    Sonuc olarak gelisime, tekamulle devam hayirlisiyla.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

KÜLTÜR & SANAT

‘SALVATORE’YE VEDA EDİYOR

Salvatore Ferragamo’nun yeni kreatif yöneticisi Maximilian Davis, birinci kez sunacağı Milano defilesinden evvel yine markalaşma operasyonuna …

Published

on

Salvatore Ferragamo’nun yeni kreatif yöneticisi Maximilian Davis, birinci kez sunacağı Milano defilesinden evvel yine markalaşma operasyonuna giriyor. 1927’de Floransa’da Salvatore Ferragamo’nun yeteneğinden doğan marka, kendini yeniliyor ve “Salvatore” ismine veda eden yeni bir logoyu sunuyor: “Ferragamo”.

Bu, Floransalı moda konutunun 24 Eylül’de Milano’da yapılacak dönüş gösterisinin öncesinde gerçekleşen bir marka yenileme operasyonu. Rihanna ve Dua Lipa tarafından sevilen kreatif yönetici İngiliz Maximilian Davis’in dizaynlarının birinci kere podyuma çıkacağı bir aktiflik.

Minimal siyah bir Ferragamo yazısına sahip yeni logo, her vakit meskenin ayakkabı kutularını ve çantalarını karakterize eden klasik bordoyu tavan ortasına gönderen parlak kırmızı bir art plan üzerinde öne çıkıyor.

Haber, resmi Instagram hesabı duyuruldu. Artık gaye kitlesiyle daha direkt bağlantı kuran moda markalarına uygun bir seçim…

Markanın yine markalaşması lüks bölümünde gerçek bir yeniliği temsil etmiyor. Geçtiğimiz yıllarda başka markalar da isimlerini yenilediler. Öncüler ortasında, artık yalnızca Saint Laurent olan Yves Saint Laurent; Ginori 1735 olarak isimlendirilmeyi seçen Richard Ginori var.

Bu adım, memleketler arası lüks pazarının bugün talep ettiği doğrultuda hareket eden Ferragamo’dan da beklenen bir ihtilaldir. Birebir vakitte, moda meskeninin imajını canlandırma muhtaçlığını tekraren lisana getiren CEO Marco Gobbetti’nin başkanlığındaki şirketin imajı için birinci hareket ve bir yenilenmenin işareti.

Bu, aslında markanın tarihinden gelen bir yenilik… Otuzlu yıllarda Salvatore Ferragamo, markasını sırf soyadıyla tanımladı ve 1960’taki vefatından sonra etikette ismi kullanılmaya başlandı.

Davis, geçen Mayıs ayında Time’ın “Yeni kuşak liderler” sıralamasında birinci 10’da yer alarak tekrar markalaşma misyonunu gerçekleştirmek için yaratıcı dümene çağrıldı.

Continue Reading

KÜLTÜR & SANAT

ZARA ORIGINS… ZAMANSIZ KOLEKSİYON

Zara Origins, kış ve yaz sezonları için ilk iki koleksiyonunu piyasaya sürdüğünde, sürekli gelişen proje bu ifadeyle tanımlandı. Koleksiyon …

Published

on

Zara Origins, kış ve yaz sezonları için ilk iki koleksiyonunu piyasaya sürdüğünde, sürekli gelişen proje bu ifadeyle tanımlandı. Koleksiyon içinde denemelere izin veren iki edisyon sonrası, üçüncü edisyon yaklasımı, ‘limited edition’ sezonluk parçalarla desteklenecek ve yıl boyuna yayılan gardırop temelleri sunan Zara Origins’i doğal olarak güçlendirerek gelişti. Yeni yaklaşımı tamamlamak için kreatif ajans M/M Paris, tamamen yeni bir grafik kimlik tasarladı. Buna yeni bir yazı tipi ve genel markalaşma genelinde mevcut olan ve koleksiyonun parçalarında görülen yedi sembol veya imagotip dahil edildi. Bu grafikler, bu projenin yeni yapısını kategorize eden görsel bir sistem olarak sunuluyor.

Tüm aylarda giyilebilecek tarzlar sunan, zamansız gardırop parçalarından olusan yeni koleksiyonun tasarım sürecinde Antonio Vivaldi’nin “Dört Mevsim”i projenin ilham kaynağı ve aynı zamanda müziği oldu. Aphex Twins’in “Avril 14th”ü ilk edisyonun melodisi ve Bob Marley’nin “Sun is Shinning”i ikinci edition’ın dayanağıysa, elektronik müzik sanatçısı Aoki Takamasa da “Autumn”un üçüncü koleksiyon için müziklerini yarattı. İlerleyen süreçler de de, başka çağdaş sanatçılar her mevsimi müzik aracılığıyla yeniden yorumlayacaklar.

Sonbahar için yıllık koleksiyonu ve ek stilleri tanıtmak üzere, Jamie Hawkesworth kampanyayı fotoğraflarken, David Scearce, Kazuya Tanabe, Shun Sugata ve dövme sanatçısı TAPPEI’nin başrollerini paylaştığı ve Tokya’da geçen 11 dakikalık büyüleyici bir kısa film yazdı.

Kampanyada Japonya, önceki edisyonlardan edinilen bilgilerle rafine edilmiş ancak yine de minimal silüetlerini ve desenlerini koruyan bu koleksiyonu vurgulamak için temiz, özenli ve zarif bir sekilde tasarlanmış bir arka plan sunuyor. Deri, kaşmir, alpaka ve pamuk gibi yüksek kaliteli kumaşlarda lacivert, siyah, gri, deve ve beyaz renklerden olusan akıllı bir renk paleti.

Bu mükemmel çağdaş gardırop arayışı organik olarak ev eşyaları alanına evrildi. Zara Origins, ideal beyaz tişört veya en iyi kot pantolonu bulmak için bir egzersiz olarak basladı ve simdi daha geniş bir ürün yelpazesi arasında bardaklar, sofra takımları, kokular ve bornozlar gibi eşit derecede rafine yasam tarzı nesneleri ile eşleştiriliyor.

Zara Origins, 22 Eylül 2022’den itibaren Zara.com’da ve seçili mağazalarda satışa sunulacak.

Continue Reading

DİZİ

‘EMILY IN PARIS’ ÜÇÜNCÜ DÖNEME BİRİNCİ BAKIŞIMIZ

İnternetin yarısının çok sevdiği ve öteki yarısının da nefret ettiği ‘Emily in Paris’ dizisi üçüncü dönemi ile geri dönmeye hazırlanıyor …

Published

on

İnternetin yarısının çok sevdiği ve öteki yarısının da nefret ettiği ‘Emily in Paris’ dizisi üçüncü dönemi ile geri dönmeye hazırlanıyor. Darren Star’ın Emmy Ödüllü ‘Emily in Paris’ serisi, elde ettiği muvaffakiyet sebebiyle Netflix tarafından hem üçüncü hem de dördüncü dönem için onaylandı. Emily olarak ekranlara geri dönecek olan Lily Collins’in yanı sıra dizinin yepyeni takımı Philippine Leroy-Beaulieu, Lucien Laviscount, Lucas Bravo, Ashley Park ve Camille Razat da yeni dönemde karakterlerine geri dönüyorlar.

İkinci dönem sonunda kendisini bir yol ayrımında bulan Emily, hayatta neyi daha çok önemsediğine karar vermek zorunda kalmıştı; aşk mı, meslek mi? Bu kararına nazaran Paris’teki yaşantısından da vazgeçmek zorunda olan Emily’nin üçüncü dönemde şaşırtan maceralarını izleyeceğimizin ipuçları verilmişti. Netflix’in kısa bir müddet evvel üçüncü dönemden yayınladığı birinci fotoğraflara nazaran Emily’nin kararını varsayım edebiliyoruz! Emily, İngiliz sevgilisi ile bir araya gelecek üzere görünüyor…

Continue Reading

Trendler