Connect with us

MOTOR SPORLARI

MAX FERRARİ’Yİ UÇURUR MU?

Published

on

Şampiyon belli ikinci kim diye bir söz vardı ya F1 de artık bu sorunun cevabını arıyoruz ki bana kalırsa Pérez bu sorunun cevabı.

Belçika Gp’sinin ardından artık diyebiliriz ki Max Verstappen şampiyon hatta Red Bull’da markalarda şampiyonu artık. Red Bull ve Verstappen taraftarlarını tebrik ederim. 

Bir mucize olur da Red Bull’da, Verstappen ve Pérez geri kalan yarışların tümünü kaybederse; Leclerc ile Ferrari de geri kalan tüm yarışlarda birinci olursa ancak ve ancak şampiyonadaki durum değişebilir. Bunun gerçekleşme olasılığında en büyük sorunda lider pilot ve takımının yarış dışı kalması değil, Leclerc ve Ferrari’nin yarışları kazanması olur. 

Pazar günü hepimiz gördük ki Verstappen tam bir makineye dönüştü ve bu durum onu durdurulamaz kılmaya başladı. Yani, yeni dominasyonun adı Verstappen diyebiliriz artık. 2025’e kadar Max domine eder 2025’ten sonrada Porsche ya da Audi’nin birinci pilotu kim olursa o. Umutlanma artık tifosi; Jacques Villeneuve’un “O yıl bu yıl…” Oyunlarına gelme. Öyle bir yıl yok artık. Sezon sonu yeniden yapılanma ve kıyım var.

Max dünkü yarışta, içindeki özel yeteneği bizlere bir kez daha gösterdi. Bu sezon açıkçası bunu göstermesine pek gerek olan bir yarış izlememiştim ve bu konuda zihnimde çok şanslı olduğuna dair yorumlar yapıyordum. Öyle ya Mercedes ve Hamilton ortada yoktu, Ferrari kuduz olmuş at misali kendi kendini yiyordu ve Leclerc’i harcıyordu, diğer takımlar diğer takımlar gibi davranıyorlardı. 

Aston Martin bu sefer kopyayı iyi çekememişti şasi olarak ve Mercedes motoru da kötüydü. Ayrıca Stroll’lerin mobbingleri de takımı geriye götürdü ve oldukları yere çaktı. McLaren’de muhtemelen casusluk yapacak bir takım bulamadığı için olduğu yerde saydı. Gerçi McLaren için bir diğer handikap da Aston Martin ile aynıydı onlar içinde Mercedes motoru kötüydü. Yeni motordaki bio yakıt oranı Alman takımına yaramadı. Dayanıklılık konusunda iyiler ama performansa gelince fiyasko. Williams da Mercedes motorlu olmasına rağmen şasi konusunda atılımları var ve Red Bull ile Max biat eden Albon adında bir pilotları. Flavio Briatore ile Renault(Alpine) öyle ya da böyle bir şekilde şampiyon olduktan sonra bir daha olabileceklerini sanmıyorum. Orta sıradan yukarısı onlar için zor. Alonso ve Ocon’dan da ancak bir iki yarış kazanacak performans ancak çıkar. 

Özetle Max ilk 4 yarıştan sonra takımında toparlanmasıyla elini kolunu sallaya sallaya şampiyonluğa gidiyordu zaten. Sanıyorum bu onu da sıkmış ve işi çabuk da bitirmek adına gaza basmış. 

Max’a kendi performansı, Pérez’e önceden verilen takım emri ve kendi performansı dışında yarışı getiren en büyük olay tabii ki yine Ferrari’ydi. Ferrari muhtemelen cuma günü ki ayarlarını yanlış yaptı ya da getirdiği güncellemeler iyi çalışmadı. Ben paramı yanış ayarlara yatırıyorum çünkü çok da fark yaratacak güncellemeler getirmemişti Ferrari, Belçika’ya. Arka kanat zaten Azerbaycan Gp’sinde denenen kanadın inceltilmişiydi ve azami hız ile aerodinamik konularında etkisi olacaktı. Red Bull hafifletilmiş şasiyi Belçika’ya getirmedi bile. Yani tüm olağan şüpheliler Ferrari’nin yanış ayarları seçtiğini gösteriyor. Lastik kullanımı da kötüydü ayrıca Carlos Sainz daha Cumartesi gününden yarışı Verstappen’e verdi. İkisinde de aynı lastikler varken Max 13 araç geçti Carlos ise önü boş iken fark açamadı lastik yedi bol bol. Bunun tek sebebi yanlış ayarlardır.

Leclerc için şampiyonluk çoktan gitmişti; açıkçası Verstappen’in kaskının vizör bandı firen kanalını tıkamasaydı da Leclerc, rakibini geçemezdi. Çünkü Charles’in tek bir rakibi yok. Takım resmen onu yemek için and içmiş gibi. İspanyol sermayesine teslim olan bir takım sıfır yetenekli Sainz’i birinci pilot yapmaya çalışıyor. Charles’ın yerinde ben olsam Ferrari’den ayrılıp Alpine geçerdim. Ocon ile uğraşmak tüm takım artı sermayeyle uğraşmaktan kolaydır. 

Şampiyon ve ikinci, büyük ihtimalle belli olduktan sonra Tifosi’ye düşen, “Gelecek yıl o yıl mı?” Diyerek; yeniden ve tekrardan umutlanmak. Nitekim en geç Monza’nın ardından takımların hepsi gelecek yıla odaklanmak olacak ve sezonun geri kalanında gelecek yılın parçalarının denendiği antrenmanım yarışları olacak.

Formula 1 yönetimi muhtemelen yeni araçların yakın takibi sayesinde çekişmeli ve son yarışa değin süren bir mücadele olur sandı, geçen yıl ki gibi… Ama şampiyon yaz tatilinden bile önce belliydi zaten. 

Sosyal medyada Ferrari’ye, “100 milyon dolar verip Max’ı alması…” Söyleniyor da. Max, Ferrari’ye gelirse Ferrari uçar ama ileri doğru değil havaya doğru patlatarak, paramparça ederek yapar bunu.

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

MOTOR SPORLARI

F1’DE Bİ’ ÜÇ TEKER; TEK ÇEKER…

Published

on

İtalya’da herhalde özel sektörde devlet zihniyetiyle çalışıyor; sabah mesai başlıyor herkes masasına oturuyor, önce bir kahvaltıda yediğini sindiriyor, tekrar yemek vakti, yeniden sindir, kahve seremonisi derken tam işe başlayacaklar derken mesai bitiyor. Komünist bir insanım ama o sistemde bile bir amaç, bir başarı isteği vardır fakat belli ki kapitalist bir sisteme sahip olan İtalya’nın önemli markalarından biri olan Ferrari’nin böylesi bir amacı yok. En azından yeni yapılanmasında…

Bu yazıdaki amacım Ferrari’nin başarılarını, Mercedes ve Red Bull’un başarısızlıklarına değinmek.

Hani Ferrari’nin çok üstün yeteneksiz pilotu Sainz bir açıklamasında sitem etmiş ya “Başarısızlıklarımızı yüzümüze vuruyorsunuz ama başarılarımızdan hiç bahsetmiyorsunuz.” Diye.
Sainz Bey, çok haklısın(!) Övmeye başlıyorum artık sizi ve güzide takımınızı.

Öncelikle araç geliştirme konusunda McLaren-Mercedes ile girmediğiniz amansız rekabetten dolayı tebrik ederim. Gridde yunuslamayı çok çok iyi becerebilen neredeyse bir, ikiniz kaldınız ki neyse McLaren’in önündesiniz ama rakibiniz bu sezon onlar değil sorun da burada zaten. Ya da biz taraftarlar, izleyenler öyle görüyoruz. Neyse şimdi önemli olan yarışmak kazanmak memuriyetin eşitlik ilkesine aykırı zaten. 

Sporun rekabeti, tifosi siz geçin bunları. 2020’den beri bu araç için çalışılıyordu ve dört yarış kazandı yeter Ferrari’ye. Zaten bu hazırlık sezonuydu Brawn Gp kurulur kurulmaz şampiyon oldu ama çaktırmayın siz. Ayrıca Ferrari’nin gelişimde geri kaldığı da koca bir yalan.
Ross Brawn’ın lastik tasarrufunu ilk deneyen Ferrari oldu, üç lastikle piste çıkılacaktı ama araç izin vermedi ve Binotto’da haliyle aracı suçladı. Ah F1-75 ah aklın yok, fikrin var. Hiç pit ekibini dinlemiyorsun.
Dördüncü lastiği getirecek olan tekniker OnlyFans’tan yayın almış kendine haliyle parasının karşılığı için gecikmiş.
Ha bir de takımın gizli birinci pilotu, ispanyol sermayesinin has adamı Sainz’in, gerçek ikinci pilotu Charles Leclerc’ten 0.7 saniye ortalama geride kalması çok büyük övgüleri hak ediyor gerçekten. Bundan sonra Ferrari’ye böyle; dibine  kadar boş bardağın dolu tarafından bakacağız. Mazallah pit ya da teknik ekipten birileri istifa eder ya da yapılanırlar tekrardan zaman kaybı bunlar. Ferrari F1’den çekilsin komple çünkü bu kadar memur bütçeye zararlı. Ayrıca pitten güvenli çıkıp McLaren teknikerine çarpmamak için demir çene Alonso’ya çarpan, Ocon’u sarı bayrakta geçip de “ben geçtim ama ne olmuş yani.” Diyen Sainz elbetteki günün değil evremin en iyi pilotu olmayı hak ediyor(!) Tarih bu gerizekalıyı, gene çok pardon yetenekliyi(!) elbetteki bir orta sıra takımında tıngır mıngır gidecek şekilde ödüllendirir umarım. Ferrari toptan temizlenmeli bunlardan Leclerc etrafında ya yeniden yapılanmalı ya da Leclerc acı çekmesin diye Mercedes’e geçmesine izin verilmeli.

Ferrari’nin kısa övgüsünden sonra kafamda deli sorular yaratan bir konuya değinmek istiyorum; Red Bull ve Mercedes, Ferrari can çekişip, kıvranırken nasıl bu kadar gelişti. Tamam, Ferrari Schumi sonrası gelişimde sıkıntı hep yaşadı fakat bu durum da çok normal değil. Gelişim bütçesini nereden buldular? Çünkü gelişim konusunda katedilen yol bir hayli fazla.
Hamilton’ın beli, sırtı ve çenesi çok rahat, Red Bull’un dingil mesafesi basketbol pivotu kadar uzun.
Bütçeleri kim kontrol ediyor ve hangi takımın ne kadar bütçesi kaldı? Yaz arasına kadar Red Bull enflasyon artışı isterken şimdi araç gelişiyor ama bütçe artışı isteyen yok?

Hannah Schmitz

Red Bull’un uydu takımı AlphaTauri’nin bütçesinden yediği, Ferrari’nin de Haas’ı deney faresi niyetine kullandığına dair söylentiler var ki mantıklı olarak bakacak olursak Haas-Ferrari ilişkisi mantıksız nitekim Haas güncelleme yapmıyor, Ferrari de gelişmiyor ama diğer taraftan Red Bull sınırsız bütçesi var gibi gelişiyor ama AlphaTauri geriliyor. Mercedes ise uydu muydu olmadan gelişiyor. Hani bütçe sınırı? Bu gelişimin kaynağı ne? Kim denetliyor bu takımları? Veriler nerede? Şeffaflık var mı? Yoksa izleyenler denklem çözer gibi maliyet mi hesaplanacağız?

Hollanda Gp’si için hiçbir kuşkuya mahal bakmaksızın Verstappen’i tebrik ederim ve bir terslik olmadığı taktirde önümüzdeki 5-10 yıla damgasını vuracağını rahatlıkla söylemek isterim.
Tabii tulumunu terkettiği takımlarında gelecekteki performanslarında belirleyici etmenlerden birisi olacaktır.
Takım etkisini bir yana bırakırsak Max Verstappen’in, lastik yönetimi konusunda da geliştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bu konuda takım arkadaşı Pérez’i bile geçti gibi görünüyor.
Pérez demişken hâlâ ikinciliğin en güçlü adayı o çünkü Red Bull diğer herkesten iyi puan olarak herkesten önde. Tek yapması gereken iki yarış kazanmak ki Verstappen şampiyonluğunu ilan edince o da olur. Red Bull strateji ekibinin başı Hannah Schmitz bile yarış kazanabilir bu araçla.

Mercedes ve pilotlarına geçmeden önce AlphaTauri’nin neden olduğu sanal güvenlik aracı periyodu hakkında konuşacak olursam; Red Bull ve Verstappen’in böylesi bir kirli duruma ihtiyaç duyacaklarını sanmıyorum nitekim o sırada Hamilton yaklaşıyor gibi görünse de lastik aşınması sonucu performans kaybı da yaşanmaya başlayacağı turlar yakındı ve Verstappen son turlarda yumuşak lastikle Hamilton’ı yine avlardı. Üstelik Verstappen lastik korumayı da öğrenmişken son turlarda koruduğu lastikle yarışı rahat önde bitirebilirdi. Fakat gene de AlphaTauri’nin sorunlu aracı tekrar piste yollaması da doğru değildi. 

Mercedes’e gelecek olursak, hem George Russell kendi göbeğini kendi kesti hem de sanki takım geleceğine yatırım yapmaya başladı gibime geliyor.
Schumi’nin bile harcandığı bu vahşi sporda Hamilton’ın harcanmaması için hiçbir neden göremiyorum. Hele ki Wolf’un yanın ikizi ya da oğlu gibi duran genç bir yedek pilot varken. Yine de bu konular için çok erken. Kim bilir belki Hamilton’ın hırslanır ve Monza Gp’sini kazanıp “ben hâlâ buradayım.” Der.
Yine Hollanda Gp’sinde, Hamilton açısından kötü sonuç olarak nitelendirilen durumun tek suçlusunun açık ara Hamilton’ın olduğunu düşünüyorum. İngiltere Gp’sinde Leclerc’in yaşadıkları daha yaşken 7 kez dünya şampiyonu bir pilotun böylesi açık bir hata yapması kendinden başkasına yazmaz.

Yarışı George Russell’ın kazanmasını canı gönülden isterdim. Nitekim sezon bitti; artık eğlenelim…

Bu hafta sonu koşulacak İtalya Gp’si içinin kazananın Red Bull ve Verstappen’i şimdiden kutluyor, şampiyonluğun tadını çıkarmasını temenni ediyorum. 

Bakalım Ferrari kendi evindeki yarışta bize ne gibi ilginçlikler gösterecek.
Ben paramı tek teker gitmeye yatırıyorum…

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

MOTOR SPORLARI

Audi Formula 1’de

Volkswagen tröstüne bağlı Alman araba üreticisi Audi, 2026 yılından itibaren kendi üreteceği bir motorla Formula 1’e katılacağını duyurdu …

Published

on

Volkswagen tröstüne bağlı Alman araba üreticisi Audi, 2026 yılından itibaren kendi üreteceği bir motorla Formula 1’e katılacağını duyurdu. Projenin merkezinin, Bavyera eyaletine bağlı ve öteki Audi Sport tertiplerine da konut sahipliği yapan Neuburg an der Donau kasabasında olacağı belirtilirken, hangi Formula 1 takımına motor tedarik edileceği açıklanmadı.

Formula 1’e yakın kaynaklar, Audi’nin, bu dönem Alfa Romeo motorları ile yarışan İsviçreli Sauber’in paylarının çoğunluğunu alarak, 2026’da Sauber Audi markasını oluşturabileceğini sav ediyor.

“Hedef üç yılda rekabetçi bir ekip yaratmak”

Formula 1’e giriş ile ilgili açıklamalarda bulunan Audi CEO’su Markus Duesmann, “Motor sporları bizim DNA’mızın sabit bir parçasıdır” diyerek, Formula 1 tertibinin Audi markası için global bir sahne ve tıpkı vakitte talepkar bir AR-GE laboratuvarı olduğunu lisana getirdi. Belçika’da bulunan dünyaca ünlü yarış pisti Spa-Francorchamps’da düzenlenen tanıtımda konuşan Duesmann, Formula 1’e katılacakları 2026 döneminde birincilikler elde etme maksadının gerçekçi olmadığını, şampiyonluklar için rekabete girme düzeyine üç yılda ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı.


Markus DuesmannFotoğraf: Bernhardt/BEAUTIFUL SPORTS/picture alliance

Audi’nin Formula 1 projesine “yüzlerce milyon euro” yatırım yapacağını ve bunun uzun vadeli bir proje olduğunu lisana getiren Markus Duesmann, bir gazetecinin, “Formula 1’den para kazanmak istiyor musunuz?” sorusuna, “Para kazanmak her vakit uygundur lakin kaide değil” karşılığını verdi.

Porsche de Formula 1’de olacak

Volkswagen tröstünün bir başka markası olan Porsche’nin de yakın bir vakitte Formula 1’e dahil olması bekleniyor. Formula 1 etrafları, Porsche’nin, geçen dönem Hollandalı pilot Max Verstappen ile dünya şampiyonu olan Red Bull markası ile iştirake gireceğini öne sürüyor.

Audi bir müddet evvel Formula 1’de de yarışan araba üreticisi MacLaren’i satın almak istemiş lakin bu teşebbüsünde başarılı olamamıştı. Audi’nin son olarak, Formula 1’in itibarlı ekiplerinden İngiliz Williams ile de iştirak görüşmelerinde bulunduğu biliniyor.

Formula 1, daha evvel 2030 yılına kadar karbon nötr olacağını duyurmuş ve bunun için Memleketler arası Araba Federasyonu (FIA) tarafından, araçlarda sürdürülebilir yakıt ve elektrifikasyonu artırmaya yönelik yeni bir düzenleme yürürlüğe sokulmuştu.

Continue Reading

MOTOR SPORLARI

BİR DRAMADAN DOĞAN PİLOT

Published

on

Dün koşulan Avusturya Gp’sini Ferrari’nin şampiyonluğu hak eden pilotu Charles Leclerc kazandı. Yine kuyruğuna taş balıydı Ferrari’nin ve bu sefer şahlanan atın eğeri de sorunluydu denilebilir.

Yarışın analizine kazanan tarafın gözünden bakmak için sanıyorum ki kaybedenin nasıl kaybettiğini anlamak gerekiyordu ki Red Bull’un kaybetmesinin iki sebebi vardı. İlki Pérez’in yarış başında yarış dışı kalması, ikincisi de Red Bull’un sert lastikleri Ferrari kadar iyi kullanamaması ve Verstappen’in Leclerc’e ilk geçilmesinin ardından yaptığı firen sonucu lastik yakmasıydı. Tabii ki bu iki ana faktöre ek olarak gerçek güvenlik aracının piste girmemesi ve Sainz Jr.’nin yarış dışı kalması da Leclerc’in galibiyetine giden yolda asfaltı temizleyen anlar oldu.

Her ne kadar çoğu Formula 1 yorumcusu Ferrari pit ekibinin stratejik olarak doğru hamleleri yaptığını düşünse de ben sadece sorunsuz ve hızlı lastik değişimi dışında bir artı göremedim. Hatta Verstappen bir şekilde gerçek bir güvenlik aracı periyoduna denk gelip de orta(sarı şeritli) lastikleri daha erken kullanmış olabilseydi belki de bugün Verstappen hafta sonu tam puan çıkarıp Leclerc’in şampiyonluk mücadelesinde pes ettiği açıklamalarını dinliyor olabilirdik. Tifosi için elden kayan bir yıl daha olabilirdi. 

Bu arada yeri gelmişken şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; Ferrari’de aklı başında tek kişinin de Leclerc olduğu açık ara belli. Cumartesi günü ki Sprint yarışının ardından yarın onları geçebiliriz şeklinde yaptığı açıklama mental olarak da ne kadar güçlü olduğunun çok açık bir göstergesiydi.

Bir önceki yarış İngiltere Gp’si ve Avusturya’da Cumartesi günü koşulan Sprint Yarışında eğer Ferrari birinci-ikinci pilot tanımını artık yapsaydı sanıyorum ki Leclerc şampiyonluk yarışında puan farkını tek yarışlık bir duruma kadar indirebilirdi ve böylece Red Bull ve Verstappen üzerinde geçen yıl ki Mercedes-Hamilton vari bir psikolojik baskıya yakın bir baskı kurabilirdi. 

Sonuçta Sprint yarışında Leclerc, Verstappen yerine Saniz Jr. İle mücadele etti bu yüzden de Verstappen arayı açarak Leclerc’in ona atak yapmasına engel oldu. Kim bilir belki Leclerc atak yapıp geçse Sainz Jr.’da onu geçer puan farkı daha da kapanabilirdi.

Sainz Jr.’ın babası Carlos Sainz sayesinde halen oyunda tutulmaya çalıştığı artık apaçık ortada. Ferrari’nin İspanyol sporlarının parasal ve lobi gücünü eline alan baba Sainz; bunu oğlu için kullanmaya çekinmiyor. Bu durumda baba desteğinden yoksun Leclerc’e de Tifosi’nin destek vermesi gerekiyor. Yoksa Ferrari kıyamete ya da Schumacher ve ekibi bir duruma kadar şampiyon olamayacak.

Eğer Sainz Jr dünkü yarışta yarış dışı kalmasaydı; son turlarda gaz pedalı takılan Leclerc’i kesinlikle geçmeye çalışıp belki de iki aracı da yarış dışı kalmasına neden olacaktı. 

Ferrari belki bu yüzden bir dubleden oldu fakat pilotlar şampiyonasında ufak bir adım attı. Umarım takım içinde artık birinci-ikinci pilot netliği belli olur.

Ferrari de takım içi kazanın, taktik başarısızlıkların ve dayanıklılık sorunlarının yanısıra görünen o ki takımın bir yöneticiye de ihtiyacı var. Yarış bitikten sonra Binotto’nun, Leclerc’in yaşadığı sorun yüzünden ekrana bakamadım demesi insani açısından güzel ama idari ve taktik üstünlük açısından çaresiz bir açıklama. Takımın acizliğini gözler önüne seriyor. Mercedes patronu Toto Wolff böyle bir durumda rakip takimin garajına kesinlikle pimi çekilmiş bomba bırakırdı. 

Düşünüyorum da Wolff ve Horner’dan sonra şu anda padokta bunu en iyi yapabilecek isim Fernando Alonso’dan başkası değildir. Alonso, pilotluk kariyerinden sonra kesinlikle Ferrari 1 pit ekibine alınmalı. Siyasi üslup ve akıl oyunları konusunda doğuştan yetenekli olduğu su götürmez  bir gerçek.

Ferrari değerlendirmesi yaptığım uzun bir yazı oldu. Diğer takım ve pilotlara sezon arası değinmeye çalışacağım fakat şunu belirtmeden de geçmeyeyim ABD takımı Haas F1’in baş tasarımcısı Simone Resta’yı tebrik ederim. Çıkardığı ortalama araç neredeyse sıfır güncellemeyle diğer orta sınıf takımlara göre iyi çalışıyor.

Bir sonraki yarış olan 24 Temmuzdaki Fransa Gp’si için İtalyan takımı adına endişeliyim.  Muhtemelen Sainz Jr., Avusturya’da motor yaktığı için değiştirmek zorunda kalacak ve  Leclerc için bir tehdit olmayacak olsa da aynı dayanıklılık sorunu adeta dramadan doğan Leclerc’in de çok canını yakabilir. 

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

Trendler