Connect with us

SPOR

Klopp, Guardiola sorusuna sonlandı

UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final ikinci maçında Benfica’yı konuk edecek Liverpool’da teknik yönetici Jürgen Klopp, maç öncesi basın toplantısı …

Published

on

UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final ikinci maçında Benfica’yı konuk edecek Liverpool’da teknik yönetici Jürgen Klopp, maç öncesi basın toplantısı düzenledi.

Basın mensuplarından sorular alan Alman çalıştırıcı, gelen bir soru üzerine sonlandı. Klopp, kendisine yöneltilen “Pep Guardiola’nın Manchester City mesleği ile sizin Liverpool mesleğiniz birebir istikamette mi gidecek?” sorusuna, “Benim geleceğim ile Pep’in geleceğinin ilgisi ne? Onun basın toplantısını izledim ve ‘Sonsuza kadar burada kalmayacağım lakin kalabilirdim de.’ dediğinden eminim. Sizler bütün basın toplantısından bu cümleyi çekip çıkaracak kadar yüzsüzsünüz. Hakikaten bu yaptığınız hiç güzel değil.” karşılığını verdi.

Jürgen Klopp’un, Liverpool ile olan kontratı 2024 yılında sona eriyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM DIŞI

SPORU SPOR OLMAKTAN ÇIKARMAK

Published

on

Avrupa’daki yarışların biriydi. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Sıralama turları bitmiş, ilk üç pilot röportaj vermek için araçlarıyla start-finish düzlüğüne gelmiş, araçlarından inip, kural gereği tartılırken gördüm onu. Bir et lokantasının garsonunu andırıyor, “Ne vereyim abime” tarzı hareketlerle pilotları tartıya getirip götürüyordu. Serhan Acar adını söyleyince kim olduğunu anladım; FIA’nın çiçeği burnunda başkanı Mohammed bin Sulayem’dı. 

İtalya’daki Monza Gp’sinin 3 hafta sonrasında koşulan Singapur Gp’sinin ardından Verstappen ve Red Bull şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı. Her ne kadar Verstappan yarışı kazanamasa da bu sezonki en büyük rakibi, Ferrari pilotu Leclerc ilk sırada başladığı yarışı ikinci sırada bitirince puan farkı çok kapanmadı ve bu sayede Verstappen de üst üste ikinci şampiyonluğuna bir adım daha yaklaştı. Yarışı da Red Bull’un savunma bakanı Meksikalı pilot Perez kazanınca da haliyle Red Bull markalar tarafında da üstünlüğünü korudu. Singapur Gp’si, yağmurda güvenlik aracı adında kısa bir tur atılıp bitirilen Belçika Gp’sinin akıbetine uğramaktan bir saat geciktirilerek kurtuldu. Daha doğrusu yarış başlaması bir saat etlendi ve bu sırada yağmur da kesildi. Böylelikle biz F1 de yarışı izledik. Dünyanın en iyi pilotları var diye lanse edilen

 bir serinin yağmur olduğu durumlarda yapılamaması çok sinir bozucu. Güvenlik elbetteki çok önemli fakat belirsizliğin de yarışa ayrı bir seyir zevki kattığı durumu izleyememekte oldukça sıkıcı. Bazı Formula 1 severler, hızlı araçların yavaş gitmesinin neyinin eğlenceli olduğunu sorguluyor olsa da. Benim bu sorguya vereceğim tek cevap doğa ile mücadelenin zevkli olduğunudur. 

Bir şekilde yağmurda yarış yapılmalı. Hatta ileri gidecek olursam buzda bile yarış yapılmalı. Formula 1 yönetimi takvimi uzatacağına ilginç yarışlar koymayı düşünmeli. Tabii ki güvenlik dahilinde. Buzlu bir kola tadında bir değinme yaptıktan sonra tekrar Singapur Gp’sine dönecek olursam; Perez hak ettiği bir galibiyeti aldı diyebilirdim eğer kuralları hiçe sayabilecek kadar gözlerim kör olsaydı. Adalet kördür derler ama bu körlüğün bir amacı vardır; eşit olmak içindir adaletin körlüğü. Yani sınıf cinsiyet ayırd etmeden eşitlik için adalet kör edilmiştir. Fakat belli ki bu körlük durumu özellikle takım sporlarının olduğu branşlar da çok işlemiyor. Herhalde yapılan spor kalabalıklaştıkça sporda hakim rolünü üstlenen kişilerin de aklı karışıyor. Bu çok masumane bir savunma mekanizması oldu değil mi? Evet, öyle oldu. İşin aslı şu ki takım sporlarında rant çok, pasta büyük o yüzden de mücadelesi çok oluyor. Siz hiç teniste ya da boksta bariz hataların yapıldığını görüyor musunuz? Tek tük olaylar haricinde olmuyor. Oysa futbol ve Formula 1 gibi sporlarda bu çok oluyor. Tıpkı Red Bull pilotu Perez’in güvenlik araçları periyodunda 3 kez kural ihlali yaptığı halde tek seferlik ceza alması gibi ya da 

Mercedes pilotu George Russell’ın aracını çarpışan araba moduna sokup, Valtteri Bottas ve Mick Schumacher’in yarışlarını berbat ettiği halde ceza almaması gibi. Kendi içimde bir değerlendirme yaptığımda Russell için değil fakat Perez için mantıklı bir açıklama bulabiliyorum. RB garajından kendisine 5 saniyenin üzerinde fark açması gerektiği söylendiğinde cezanın ne kadar olacağı belirlenmiş oldu. Açıkçası bu çok iğrenç bir durum. 
FIA bu hataları kurulduğundan beridir yapıyor. Tıpkı Senna-Prost kazasında Senna’nın diskalifiyesi gibi ya da yakın dönemde Hamilton-Verstappen olaylarındaki gibi. 
Futbolda orta hakem tek de hata yapıyor. Ama yarış hatasında hakem odasında bir yığın hakem hep de kazanan lehine nasıl hata yapıyor anlamıyorum ve kasti işler olduğunu düşünüyorum. Nitekim bu konuda çeşitli dedikodular çok ve ben de dedikodu olduğu için dillendirmek istemiyorum ama ateş olmayan yerde de duman çıkmaz bildiğiniz üzere. 
Özetle FIA’nın yeni başkanının sporu ileri taşımak gibi bir geyesi öncelikle ne vereyim abime hizmeti anlayışından çıkıp sporunu şaibesiz hale getirmeli. Hiç şüphesiz ki bunu da tek önceliği sporu geliştirmek olanlarla yapılabilir. İddia bayili hakemlerle değil.

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

DİĞER SPORLAR

Magnus Carlsen’in hile iması satranç dünyasını karıştırıyor

Published

on

Şampiyon Magnus Carlsen ve genç rakibi Hans Niemann bu ay başlangıcında karşı karşıya geldiğinde, satranç tahtasına hile gölgesinin düşeceği kimsenin aklına gelmezdi.

19 yaşındaki Amerikalı turnuvaya katılan isimler içinde sıralamada en sondaki isimdi. Karşısında ise son 20 yıla damga vuran oyuncu Magnus Carlsen vardı.

31 yaşındaki Norveçli son 53 oyunu kaybetmediği gibi Niemann karşısında ilk taşı oynama avantajına da sahipti.

Ancak Niemann sinmek bir yana oyunun denetimünü ele geçirdi ve tecrübeli rakibini köşeye sıkıştırdı.

Sonuç şoke ediciydi ancak sonrasında yaşananlar bu sonucu da unutturdu.

Altı karşılaşması daha bulunan Carlsen turnuvadan izahat yapmadan çekildi. Bu seviyede, eşine rastlanmadık bir olaydı bu.

Carlsen, sonra Twitter’dan ünlü çalıştırıcı Mourinho’nun “mevzuşursam başım belaya girer” şeklindeki bir maç sonu röportajını paylaştı.

Niemann ismen anılmasa da bu paylaşım hile iması olarak yorumlandı.

Daha sonra 8 Eylül’de Chess.Com sitesi, Niemann’ın hile yaptığı sebebi öne sürülerek oyun platformunda yasaklı konumda bulunduğunu duyurdu.

19 yaşındaki Amerikalı, sitede bilgisayar programı yardımı ile 12 ve 16 yaşlarında iki kere hile meydana getirdiğinı kabul etti. Sadece turnuvada hile yaptığı iddiasını reddetti.

Genç oyuncu iddiaları boşa çıkarmak için çıplak bir şekilde tahtanın karşısına geçebileceğini de söylemiş oldu:

Niemann kendini savunurken, “Umurumda değil çünkü temiz olduğumu ben biliyorum. Bir kapalı kutu içinde, dışarıdan data aktarımı alamayacak bir kapalı kutu içinde de oynarım. Ben buraya kazanmak için geldim” cümlelerini kullandı.

Viktor Korçnoy ve Anatoli Karpov içinde 1978’de oynanan karşı karşıya gelme da hile iddiaları ile gündeme gelmişti

Satrançta hile ilk defa olmuyor sadece akıllı telefonlar bunu daha kolaylaştırdı.

Programlar oyunculara nerede ise mükemmel hamleleri sunuyor. Bu yüzden satranç tahtası başlangıcında kullanımları yasaklandı.

Sadece Niemann’ın bu şekilde kabahatlanması halen çok sıra dışı olarak tanımlanıyor.

İstatistik uzmanı Profesör Kenneth Regan, satranç hilelerinin tespiti anlamında dünya genelinde bir uzman olarak görülüyor.

Regan Niemann’ın oyunlarını çözümleme etti ve hile kanıtı bulamadı.

Kanıt yokluğu nedeniyle satranç dünyası genç ismin verdiği röportajlarda data kırıntısı aramaya başladı.

Bazılarına gore 20 ay içinde 800’ncü bayağı ilk 50’nin içine girebilmiş olması bir göstergeydi.

Büyük ustalar arasındaki İngiliz Nigel Short da hile iddiasına şüphe ile bakıyor ve Carlsen’e karşı hile yapıldığının kanıtı olmadığının altını çiziyor.

Short’a göre büyük başarı baskısı altında olması Carlsen’in bu şekilde davranmasını açıklıyor olabilir.

Satranç dünyanın tartıştığı şaibe iddiası için Carlsen turnuva bitiminde bir açıklama yapacağını söyledi.

Continue Reading

ATLETİZM

Atletizm Federasyonundan Dünya Atletizm Birliği’nin kararıyla ilgili açıklama

Türkiye Atletizm Federasyonu, Dünya Atletizm Birliği (World Athletics) geçen yıl dünya çapında kimi yarış sonuçlarında manipülasyon yapıldığı …

Published

on

Türkiye Atletizm Federasyonu, Dünya Atletizm Birliği (World Athletics) geçen yıl dünya çapında kimi yarış sonuçlarında manipülasyon yapıldığı teziyle verdiği karar hakkında bir açıklama yaptı.

Federasyondan yapılan açıklamada, Atletizm Dürüstlük Ünitesi’nin (AIU) incelediği belgelerle ilgili Dünya Atletizm Birliği’nin bir karar verdiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu hususta muhtemel mesnetsiz haberlerin önüne geçmek ve yanlış bilgilendirmeyi önlemek için Türkiye Atletizm Federasyonu olarak bahse açıklık getirme muhtaçlığımız doğmuştur.” denildi.

Türkiye Atletizm Federasyonu Lideri (TAF) Lideri Fatih Çintimar ismine yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Geçtiğimiz yaz Eugene’de yapılan toplantıda görüşülen evrakla ilgili, resmi web sitesinde bugün yayınlanan kararda, ortalarında Türkiye’nin de olduğu yedi ülkenin ‘takip listesine’ alınmasına karar verildi. Buna nazaran Türkiye’de yapılan milletlerarası yarışlar ve Balkan Şampiyonası gibisi bölge şampiyonaları, Dünya Atletizm Birliği derecelendirme kriterlerine olağan N-Kolay İstanbul Maratonu üzere müsabakalar, World Athletics’in nezaretinde, teknik delege görevlendirme yetkisini gizli tutması kaydıyla, Dünya Şampiyonası’na yüksek katsayıyla puan veren Türkiye Atletizm Şampiyonası sonuçları dünya listesinde ve kota puanlamasındaki yerini korumaktadır. Bunun haricinde kalan öbür lokal müsabakalardaki sonuçlar, süreksiz olarak kıymetlendirme dışı olacaktır.”

Açıklamada ayrıyeten şu sözlere yer verildi:

“23 Eylül tarihinden itibaren başlayan süreçte, milletlerarası teknik görevlilerin kıymetlendirme kriterlerini karşıladıktan sonra yine tüm müsabakaların onayı sağlanacaktır. Türkiye Atletizm Federasyonu olarak, bugünden itibaren World Athletics ile yakın çalışmayı sürdürürken bir yandan karşılaşma ölçüm altyapımızı yenileyecek ve hakem eğitimlerimizi ağırlaştıracağız. Tüm gayretimizin en kısa vakitte bu süreci sona erdirmek olacağını belirtmek isteriz. Kısa süreceğini umduğumuz takip sürecinde atletlerimizin yurt dışındaki kota yarışlarını çok dikkatli planlarken, yurt içinde de milletlerarası statüdeki karşılaşmalarımızı artırarak mağduriyet yaşamamaları en değerli önceliğimiz olacaktır.”

Continue Reading

Trendler