Connect with us

GÜNDEM DIŞI

ÇOCUKLARA YUVA OLMAK

Published

on

Eğer kendime bakabilme becerime biraz olsun sahip olabilseydim bir çocuğum olsun isterdim. En azından koruyucu baba olma fikrini gerçekleştirmek güzel olurdu. Nitekim yaşlanıyoruz ve yaşlandıkça bir kollayıcıya ihtiyaç duyuyoruz. Babamın kanser sürecinde bu durumu daha iyi gözlemledim; bir çocuk şart. 
Günümüz dünya koşullarında bu gözlem bencillik gibi görünse de eğer verebilecek sevginiz ve bakabilme koşullarınız elveriyorsa hayatınıza bir çocuğu mutlaka yer verin. Bunu illa kendi çocuğunuzu doğurarak değil evlat edinerek ya da koruyucu aile olarak yapabilirsiniz. Bana kalırsa çocuklar tüm toplumların ortak sevgi ve bakımında olmalı ama aidiyetli bir dünyada bu durum tabii ki de bir ütopya. Şunu da belirteyim verecek bir sevginiz varsa onu mutlaka paylaşın ve bunu sevilmeyi en çok hak eden varlıklar olan çocuklarla paylaşın. Bugünkü konumuz yeniden çocuklar ve daha önce çocukları konuştuğumuz İrem Özer ile Evlat edinme ve Koruyucu aile olma üzerine konuşacağız.
İrem Hanım hoş geldiniz.

Merhaba İlker Bey.

İrem Hanım, Evlat edinmek nedir?

Evlat edinmek devlet korumasında olan bir çocuğu nüfusunuza almak anlamına geliyor. Yani o zamandan sonra artık çocukla aynı yerde yaşıyor, aynı soyadı taşıyor oluyorsunuz.

Peki, Koruyucu aile olmak nedir? İki tanım arasındaki en belirgin ayrım nedir?

Koruyucu aile olmak devlet korumasındaki bir çocuğun bakımını üstlenmektir. Koruyucu aile olduğunuzda çocuk sizin nüfusunuza geçmez ama evlat edinmede geçer. Sanıyorum ki daha belirgin bir fark yok.

Kavramları artık bildiğimize göre biraz da derine inecek olursak, bir çiftin koruyucu aile mi yoksa evlat edime yolunu mu seçmesinde neye göre karar vermesi gerekiyor sizce?

Çocuğun yaşı çok küçük olduğunda çiftler genellikle evlat edinmeyi tercih ediyor ama tabii ki bu tamamen tercih meselesi. Her şeyden önce aileyle çocuğun birbirine ısınması önemli. Maddi herhangi bir desteğe ihtiyacı olmayacağını düşünen aileler evlat edinmeyi seçiyorlar. Koruyucu ailelikte daha fazla devlet desteği bulunuyor. 

“Çocuğun ısınması” dediniz sürece biraz da oradan devam etmek istiyorum. Nasıl oluyor “Evlat edinme ya da Koruyucu aile” olma süreci? Bu süreçte çocuğunda görüşüne bakılıyor mu?

Çocuk eğer kendini bilecek yaştaysa tabii ki. Zaten kurumda öncelikle vakit geçiriliyor daha sonra yavaş yavaş aileyle kaynaşabiliyor mu yoksa aradaki bağ oturmadı mı ona bakılıyor. Önemli olan çocuğun üstün yararı. Daha sonrasında koruyucu ailelik ya da evlat edinme olacaksa beraber yaşamaya başlıyorlar. Evlat edinmede yanlış hatırlamıyorsam pat diye nüfusa alınmıyor. 1-1,5 sene kadar beraber yaşadıktan sonra herhangi bir sorun oluşmadıysa o zaman nüfusa alınıyor. Koruyucu ailelikte ise çocuk kuruma bağlı fakat aileyle yaşıyor oluyor. Bu süre zarfında birinden biri istemezse yollarını ayırabiliyorlar. Tabi bu ayrılma çocukta travmalara sebep oluyor. Önemli olan çocuk olduğundan aile iyice araştırılıyor, istiyor mu sahiden, bir çocuğun sorumluluğunu alabilecek durumda mı diye bakılıyor.

Sizce bu sürecin revize edilmesi gereken bölümleri var mı?

Özellikle koruyucu ailelikte bazen biyolojik aileyle büyük sorunlar çıkabiliyor. Özellikle biyolojik aile çocuğu görmek isterse görebilir. Geri almak isterse çocuk evlerinden alabilir, koruyucu aileden ayırabilir. Bence bu bir yasa açığıdır. Seneler boyu emek verilipte sonra ayrılmak zorunda kalan aileler var. Bu çok yıpratıcı hem aile için hem de çocuk için.

Koruyucu ailelere devlet ne gibi katkılar sağlıyor?

Devlet çok fazla bir katkı sağlamıyor. Evet, maddi bir katkı var lakin bu çok önemli değil. Eğitim almak ve kendinizi yetiştirmek isterseniz bunları daha çok STK’lar üstlenmiş durumda.

STK’lar nedir?

Sivil toplum kuruluşları.
Şu an bu konuyla alakalı hali hazırda 3 tane sivil toplum kuruluşuyla irtibat halindeyim. Bunlardan ilki Hayat Sende Derneği diğeri Çanakkale Koruyucu Aile ve Evlat Edinme Derneği. Bir diğeri ise Denizli Koruyu Aile Derneği.

Çocuklar İçin” başlıklı söyleşimizde bahsetmiştiniz fakat değinmeye vaktimiz olmamıştı. Hayat Sende Derneği’ni bize biraz açabilir misiniz?

Hayat Sende Derneği 2012 yılında Ankara’da bir grup devlet korumasından ayrılmış idealist genç tarafından kurulmuştur. Çok çeşitli faaliyetlerde bulunmuş. Onlarca proje yapmış. Dünyanın en büyük sosyal girişimcilik platformu Ashoka tarafından desteklenmeye uygun bulunmuş aynı zamanda Sabancı tarafından da fark yaratan seçilmiştir. Devlet korumasındaki ve devlet korumasından ayrılmış gençlere kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla mentorlük eğitimi veriyor hem de burs imkanı sağlıyor. Aslında oldukça aktif bir dernek ben de 2014’ten beri devamlı içerisinde bulunuyorum.

Evet, söyleşi öncesinde ben de ufak bir araştırma yaptım. Çok güzel bir dernek.
Bir çocuk, evlat edinildikten ya da koruyucu aileye verildikten sonra aile ilişkileri denetleniyor mu?

Denetlenmesi gerekiyor ancak kimi uzman bunu ihmal edebiliyor ama etmemek lazım. Sanırım bu süreçte olması gereken en önemli şey bu. Çünkü çocuk iyi şartlarda mı? Ya da şiddet görüyor olabilir, tacize maruz kalıyor olabilir, iyi bakılmıyor olabilir. Günümüz Türkiye’sinde maalesef bunları haberlerden de olsa görüyoruz.

Çok üzücü bir durum bu. 
STK’lar olarak sizin böyle bir denetleme süreciniz var mı?

Hayır, maalesef…

Olması gerekmez mi? Açıkçası denetimin sadece aileler için değil devlet kurumları içinde yapılması gerektiğine inanıyorum. Oralarda kalan çocukların nelere maruz kaldıkları vicdan sahibi bir görevlinin gelmesine bırakılmamalı. Engelli çocuklar eminimki çok tercih edilmiyorlardır. Bağımsız STK’ların bir denetimi olması gerekiyor kanımca.

Yani böyle bir şey söz konusu değildir diye düşünüyorum. Engelli ya da sağlıklı birey ayrımına girmemişlerdir diye düşünüyorum ama elbette insanların ne düşündüğünü bilmemiz de pek mümkün değil. 
Olması gerekir ancak devlette işler daha çok kağıt üzerinde ilerler. Faaliyet olarak daha az evrak olarak daha fazladır her daim  

Çocuk esirgemede kalmak nasıl bir duygu?

Muazzam bir duygu olduğunu söyleyemeyeceğim fakat çok güzel dostlukların oluşabileceği bir yer. Bizim yurdumuzda öyle çok sorun olmazdı. Annelerimiz çok iyiydi özellikle Emine anneyle Serap anne vardı. İkisi de katı kuralcıydı ama ben en çok onları severdim. Çok arkadaşım olmadı ama herkesle konuşurdum. Abimin olması da bir artıydı benim için.

Çocuk esirgemeden ayrılıp ilk kez evde kalacaklar için ailelere ne tavsiye edersiniz?

Aslında pek tavsiye edebileceğim bir şey yok. Hayat bildiği gibi götürüyor o yolda sizi. Çocuklar inanın ki çok kıymetliler. Benim için hayatta onlardan daha kıymetli bir şey yok. O yüzden mutlu olacaklarını hissediyorlarsa kalsınlar zarar göreceklerini hissediyorlarsa kuruma geri dönsünler.

Derneğinizin kutumdan çıkarılanlarla ilgilendiğini söylemiştiniz. Hangi sebeplerden ötürü devlet kurumundan çocuklar çıkarılıyor?

Yaşları dolunca ayrılıyorlar.

Ayrılma yaşı kaç?

Hayat Sende Derneği 18 Yaş Çok Erken kampanyasını yaptığından dolayı bu yaş 18’den 21’e ulaştı.

Harika bir durum.
Kurumdan ayrılan çocuklarım yaşadıkları en büyük sorun nedir? Ne gibi korkular yaşıyorlar?

Kalacak yer, maddi sıkıntılar, alışkanlıkların değişimi. Tüm bunlar büyük handikaplar.

Bir çocuğu evlat edinmek ya da koruyucu ailesi olmak için neler gerekiyor?

T.C. Vatandaşı olmak 25-65 yaş aralığında olmak, Türkiye’de ikamet etmek, düzenli gelir sahibi olmak, en az ilkokul mezunu olmak gibi şartları var.

Sizce ekstra bir şart olmalı mı?

Olmalı; özellikle koruyucu ailelik ve evlat edinme için aileler eğitime tabi tutulmalı. Herkes koruyucu aile olabilir lakin çocuklara nitelikli, sevgi dolu aileler gerekli. Maddiyat her daim geri planda kalacak ama bir yere kadar o da gerekli tabii ki. 

Bir çocuk kaç yaşına kadar evlat edinilir ya da koruyucu ailesi olunabilir?

18 yaşına kadar yani yetişkin olana kadar.

İrem Hanım söyleşi için çok teşekkür ederim. Dilerim devlet kurumlarındaki tüm çocukların mutlu yuvaları ve ardından da güzel hayatları olur.

Ben teşekkür ederim. Umuyorum faydalı olmuştur ve olacaktır. İyi kalın.

Continue Reading
3 Comments

3 Comments

  1. fulya korkmaz

    Aralık 6, 2021 at 9:47 am

    Selam İlker

    Güzel ve faydalı yazı için teşekürler.

    Birilerine faydalı olmak ne güzel.

    Yıllar önce çocuk esirgeme kurumuna gittiğimde, beni 2 kardeş ile tanıştırdılar. kız ve erkek, 4-6 yaşlarında. başları öne eğik, mahzunlardı.

    Yıllar içinde onlar büyüdü ve ben de büyüdüm.

    Onları ziyarete giderdim (otel lojmanında kaldığım yıllar ki, ömrümün 15 yılı böyle geçti, 1-1,5 oda içinde)
    ihiyaçları yada istedikleri şeyler varsa, gücüm yettiğince temine çalışırdım.
    asıl ihtiyaçları sevgiydi.
    Ablaları olmuştum ve aklımın erdiği, gücümün yettiği kadar yardımcı olmaya çalışmak nasip oldu. Şükür Allah’a.

    Büyüdüler, evlendiler, onların çocukları oldu.

    Epey zamandır karşılıklı görüşemesek de, iritatımız devam ediyor.

    Evlendikten sonra çocuk esirgeme kurumuna koruyucu aile olmak için görüşmeye gittim tekrar.
    Başka çocuklara fayda olsun diye. Aytekin’in işinden dolayı, her yaz başka şehre ve başka hatta ülkeye gitmek pek uygun olmadı.

    Ancak aklımın bir köşesinde hala bu konu var. Kim bilir belki bir gün, benzer süreç yine yaşanır. Hayırlısı olsun.

  2. Mükerrem Özdemir

    Aralık 7, 2021 at 8:54 pm

    Büyüttükten sonra biyolojik ailenin ortaya çıkıp çocuğu almak istemesi gibi durumlar ortaya çıkıyormuş. Bu çok üzücü. Evlat edinmek veyakoruyucu aile olmak isteyenler işte bundan korkup çekiniyorlar.
    Yurlardan zorunlu ayırma yaşının 21 olmasına çok sevindim. Önceden 18 yaş olması ülke gerçeklerine aykırıydı açıkçası.

  3. Gülten Solak

    Aralık 31, 2021 at 11:46 am

    Merhaba İlker,
    Öncelikle, başın sağ olsun!
    Babanın hastalık süreci anneni de çok yıprattuğından eminim. Ailece başınız sağ olsun!
    Çocuklar konusu, benim için de en hassas konudur. Bu nedenle, yazın çok ilgimi çekti. Dünyanın en saf ve duygusal duygularına sahip olan ailesiz çocukların, korunması gerektiğini düşünüyorum.
    Bu hassas konuya değindiğin için de seni tebrik ediyorum!
    Bütün çocuklar sevgi ile büyüsün!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GÜNDEM DIŞI

HİÇBİR ŞEYİM

Published

on

Felsefe aslında her konudur diyebiliriz. Sosyal hayat da buna dahil. Her ne kadar düşünmeden yapılan eylemler çok gibi görünse bu eylemlerde felsefik konulara giriyor hem de düşündüğünüzden oldukça fazla. Mesela toplumda kimsenin birbirini sevmemesi sosyolojik olduğu kadar felsefik de bir konudur.

Düşünmek felsefik bir eylemdir ve ben de bunu çok yaparım. Bireysel varoluş ile yok oluşumdan tutunda evrenin başlayıp bitişine kadar kendimce düşündüğüm çok konu oldu ve biraz da Stepten Hawking’in her şeyim teorisine atıfta bulunarak bulduğum tek cevap “hiçbir şeyim” oldu.

Yakışıklı, yetenekli filozof, Cezayir asıllı yazar Albert Camus aslında benden önce bulmuş Hiçbir Şeyim’i. O yüzden kendime çok kızıyorum. Bu cevaba ulaşmamın 18-20 yaşıma kadar sürmesinden. Gerçi bir de Camus’un benden büyük olduğu gerçeği var. Benden önce yaşamış ve ölmüş…
Cevabı geç bulmama rağmen bulduğum cevapla birlikte de beni çok şaşırtan bir de durum vardı ki o da insanın tüm bu hiçlik içinden suni bir varlık çıkarmasıydı. “Hayat mücadelesi” dediğimiz durum bana göre hiçlikten çıkan bir var olma başarısıdır ya da başarısızlığı. Bu öyle bir başarı/basarızlıktır ki filozofları, tarihçileri ve benim gibi yazma sevdalılarını ortaya çıkarmıştır. Beni saatlerce düşündürmüş ve deliliğin hatta yokluğun sınırlarını göstermiştir.

Benim düşünceme göre insanın yarattığı her kavram sorguya açıktır kanımca. En başta başarı ve başarısızlık, ardından da iyilik ve kötülük gelir. Fakat daha önemli bir durum da vardır. Varoluş ve yokoluş gibi. İnsan üretimi her türlü kavramın tek nedeni insan zekasının getirdiği bencilliktir. Bu bencillik de bir şempanzenin ya da gorilin muz veyahut da yuvasını paylaşmamasından öte bir durumdur. Nitekim bir şempanzenin ya da gorilin ölüm farkındalığı kısmen olsa da(bilimsel gözlemlerde kanıtlanmıştır) ölümün ardından bir muz cenneti ya da ateşler içinde yandığı bir azap dolu cehennem fikri yoktur. Çünkü bir ibadet şekilleri ya da dini bir ritüelleri yoktur. Bir dini liderleri de yoktur. Lider sadece basit işlere öncülük eden genelde erkek olan bir türdeştir. Fakat zeka gelişip de bir üst seviyeye geçildiği zaman; işte o an felsefik olarak savaşların da diğer her konununda başladığı andır.

Korkuların, hazlarım ve şiddetin yönettiği beyinlerin mücadelesi başlıyor. Bu mücadeleyi de siyasi bir mücadeleden ziyade Teizm ve Ateizm arası mücadele olarak ifade edebiliriz. İdare edilme mantığının altında da bence Teizm ve Ateizm arasındaki mücadele yatıyor. Bu insan zihnindeki mücadele. Ne bir devlet ne siyasi bir kurumdan kaynaklı değil. Birebir insanın içinde olan mücadele. Bu mücadele de koşulsuz Ateistler(sorgusuz olanlar) bir bakıma Teistler çünkü sürekli aynı reddin içinde olmak belli bir süre sonrasında kabullenmeye giden yolun anahtarını taşıyor. Öte yandan da Teistler(kanıt arayanlarda) sürekli kanıt arayıp kendini buna inandırma çabasındakiler de her ne kadar Tanrıya inandığını öne sürselerde Tanrıyı kanıt çabası bile onları Ateist yapıyor. Çünkü Tanrı sorguya açık değildir. Aynı şekilde Deizm’de içinde barındığı sorgu kırıntıları yüzünden Ateizm’e kayıyor. Nitekim dinleri gönderen, kutsal kitaplarda Tanrıdır ve dinleri hiçe saymak bir reddetmeyi barındırır.

Basit bir soruyla kanıt cabası ya da çabasız, varoluş veya yokoluş açısından herhangi bir durumun bir anlamı var mı? Yok… Dolayısıyla Hiçbir Şeyim…Varken yokluğun aslında ne olduğunu bilmiyoruz, yokken varlığın. Kanıt cabası da boş, inkar çabası da. Yine de ben bir amatör filozof olarak yapmam gerekeni yapıp sabit değil değişken bir sorgulayarak, düşünmeye ve hayat mücadeleme devam edeceğim çünkü hazlar ve hüzünler beni kendine çekiyor…

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

GÜNDEM DIŞI

HAILEY BIEBER HERKESİN MERAK ETTİĞİ SORUYU YANITLADI

Justin Bieber ve Selena Gomez, ünlü dünyasında en çok konuşulan çiftlerden biri olabilir! 2010’da birlikteliklerine başlayan ve Mart 2018’de …

Published

on

Justin Bieber ve Selena Gomez, ünlü dünyasında en çok konuşulan çiftlerden biri olabilir! 2010’da birlikteliklerine başlayan ve Mart 2018’de ayrılan Bieber ve Gomez’in ebediyen ayrılıp barıştıkları bir ilişkileri vardı. 2014’te ayrıldıkları bir dönemde Justin, şimdiki eşi Hailey Bieber ile görüntülenmişti ve ikilinin birlikte olduğu söylentileri çıkmıştı. Hailey Bieber, yıllar sonra Justin’i Selena’dan “çaldığına” dair söylentilere karşılık verdi.

‘Call Her Daddy’ isimli podcast yayınına katılan Bieber, sunucu Alex Cooper’ın sorularına karşılık verdi. Hailey ve Justin’in ilgisi hakkında sorular soran Cooper, tıpkı vakitte nişanlarına neden bu kadar çok tepki geldiğini sordu. “Zamanlama çok hızlıydı. Ve artık, bundan dört sene sonra, ne kadar hızlı olduğunu anlayabiliyorum. Her şey çok hızlı ve çılgıncaydı. O vakitler ikimize bu çok hakikat geldi, gördüğünüz üzere haklıymışız çünkü dört sene sonra hala birlikteyiz,” diyen Hailey, daha sonra Justin’in Selena ile ayrılığı hakkında konuştu.

Sorularında daha da net olan Cooper, hayranların Hailey ve Justin birlikteliği sonrasında zamanlama hakkında başlarının karıştığını belirtti. “Eşin, Selena Gomez ile oldukça gözle görülür bir ilişkideydi. Beşerler, onların birlikte olmaları konusunda takıntılılardı. Sen, Selena ile tıpkı vakitte, romantik olarak, Justin’le birlikte oldun mu?” diyen Cooper, yıllardır herkesin merak ettiği soruyu yöneltti. Sorunun ardından duraksayan Hailey, “Hayır, bir kez bile değil… Justin ve ben birlikte olmaya başladığımızda, o asla bir temasta değildi. Asla. Hiçbir noktada değildi. Öteki birinin bağını bozmak benim karakterim değil. Bundan daha hoş yetiştirildim” diye karşılık verdi. “Bana olan nefretin birden fazla ‘Sen onu çaldın’ niyetinden geliyor ve Justin’in öteki biriyle olmayı dilediğini düşünüyorlar. Bu kanılar okey, bunu istediğiniz kadar dileyebilirsiniz fakat gerçek olan bu değil” diyen Hailey, “Dışarıdan nasıl göründüğünü anlıyorum ancak bu Justin ve Selena için o kapıyı kapatmanın yanlışsız şey olduğunu bildiğim bir durumdu ancak elbette, orada çok uzun bir tarih var ve hürmet duyuyorum” diye ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM DIŞI

RIHANNA SUPER BOWL’DA SAHNE ALACAK

Super Bowl 2023’te kimin sahne alacağı konusunda çok fazla söylenti oldu. Pazar günü bir haber yayınlayan TMZ, NFL ve Roc Nation’ın Rihanna ile …

Published

on

Super Bowl 2023’te kimin sahne alacağı konusunda çok fazla söylenti oldu. Pazar günü bir haber yayınlayan TMZ, NFL ve Roc Nation’ın Rihanna ile görüştüğünü belirtti. Bu haberden kısa bir mühlet sonra Rihanna, Instagram’dan bir futbol topu ile bir fotoğraf paylaşarak söylentileri doğrulamış oldu. Tekrar TMZ’nin haberine nazaran Rihanna’nın yanında bir isim daha yer alacak. Şimdi bu ismin kim olduğu belirtilmese de toplumsal medyada varsayımlar devam ediyor! Harika Bowl için Taylor Swift ile görüşülürken, Swift’in Coca-Cola ile muahedesi Pepsi’nin sponsor olduğu Harika Bowl etkinliğinde yer almasını önlemişti. Daha sonra bu sponsorluğu Pepsi’den alan Apple, Swift’in performansını mümkün hale getirmişti. Lakin Swift’in, ana kayıtları satın alınan ve daha sonra menajeri Scooter Braun tarafından 300 milyon dolara satılan altı albümün tamamını tekrar kaydetmeden performans sergilemeyi reddettiği bildirildi.

2019’da Rihanna, verdiği bir röportajda Harika Bowl’da sahne alma teklifini, aktifliğin Colin Kaepernick’e yönelik muamelesi nedeniyle geri çevirdiğini söylemişti. Oyun kurucu Kaepernick, 2016’daki oyunlarda “Ulusal Marş” sırasında diz çökerek ırksal adaleti barışçıl bir formda protesto etmeye başlamıştı. “Bunu yapmaya yürek edemedim,” diyen Rihanna, “Ne için? Bundan kim çıkarlı çıkıyor? Benim halkım değil. Ben yalnızca bir satıcı olamazdım. Ben bir etkinleştirici olamazdım. O tertipte benim de katılmadığım şeyler var ve onlara hiçbir biçimde hizmet etmek niyetinde değildim,” diye eklemişti. Kaepernick, 2017’de San Francisco 49ers’tan ayrılmış ve aktivizmine misilleme olarak oynamaktan dışlanması nedeniyle lige karşı bir dava açmıştı.

Bir müddettir yeni müzikleri üzerinde çalıştığı düşünülen, son albümü ANTI’yi 2016’da çıkaran ve son konserini Şubat 2019’da veren Rihanna’nın duyurusu şimdiden hayranları tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Continue Reading

Trendler