Connect with us

GÜNDEM DIŞI

BİR FORMÜL OLMALI PARADAN ÜSTÜN… 

Published

on

Farkında mısınız romantik dünya yerini yangın yerine bırakıyor. Romantizm derken kastım ilişkiler değil, mesleklerden tutun da spora hatta savaşlara kadar her alan da işin içine giren daha çok para… Daha çok…
Ne korkunç bir cümleyi oluşturmaya başlıyor daha ve çok kelimeleriyle oluşturulmaya başlayan anlamlar. 

Açık tekerlekli otomobil serileri ilk başladığında dünya Juan Manuel Fangio adında bir adamla tanışmış. Fangio, 50’lili yıllarda sadece tekerlek ve motorun olduğu bir otomobille dünya şampiyonu olmuş. 
O Fangio şimdiki otomobilleri görse eminim soracağı soru neden? Olurdu. “Neden bu araçları, bu kadar karmaşık hale getirdiniz? Diye soracaktı. Formula 1 yönetiminden biri de, “Eğlence, ve teknoloji gelişimi…” Diye bir cevap verecekti. Fangio belki kısa bir süre bu cevapla tatmin olup hatta belki de gurur bile duyacaktı kendisiyle insanliğın gelişimine katkı sağlayan bir sporun ilk şampiyonuyum diye. Fakat sonra?
Sonra bir şekilde bütçe sınırını, maliyet zırvalarını öğrendiği zaman ne derdi?

Formula 1 benim gözümde teknolojinin ve insan yeteneğinin zirvesiydi. Neredeyse 2010 yıllara kadar bu böyleydi. 2000’li yıllarda sigara sponsorluklarıyla sorunlar çıkmaya başlamasından sonra sıkça duyar olduk olduk maliyet de Allah maliyet kelimesini. Pit-stoplarda yakıt almayı kaldırdılar. Bu aslında iyi sayılabilecek bir duruma, yakıt tüketimini azaltan motorlara imkan açtı ama F1 bu konu da öncü değildi hatta en geriden gelen oldu. Bu F1’in ruhuna aykırı bir durumdu. Geçmişinde pervaneli F1 aracından tutunda 6 tekerlekli araca kadar değişik konseptler yapan ve kendini sporun teknoloji zirvesi olarak tanımlayan bir organizasyon nasıl da paranın kölesi haline geldi tüm dünya gibi. Zaten parayla iç içe sporlardan olan F1 bu kadar aciz duruma düşmesi acı verici. Pilot maaşları çok yüksek diye pilotların yerini bir gün otonom araçlar alırsa şaşmayın.
Globalleşme sayesinde maliyetlerin düşmesi ve teknolojik ürettiklerin artması gerekirken uzayın genişlemesinden daha hızlı bir şekilde maliyetler sürekli artıyor. Sanki dünyada ilk kez savaş ya da pandemi çıkmış da her olanın suçlusu da onlarmış gibi davranılması da beni çok geriyor.

Motor sporlarının zirvesi tabirini kullanan F1’in mutfağından çıkan en güzel teknoloji MGU-H’ydi ve bu teknoloji elektrik enerjisi toplama, üretme ve bu enerjiyi kullanma konusunda oldukça iyiydi. Fakat ne oldu maliyet adlı kalime yüzünden 2026’da araçlardan kaldırılıyor. Daha ucuzu tasarlanacakmış. Düşünebiliyor musunuz binek otomobile uygulanıp maliyetler düşebilecekken teknoloji kaldırılıyor. 2030 sıfır karbon salınımı Formula 1 yönetiminin hedefi. Fakat bu aslında hedef değil hali hazırda zaten gelişmiş ülkelerin 2030 sıfır karbon hedefi var. Yani F1 bu konuda öncü rol oynanıyor. FE’de bataryaları dizel jeneratörle doldurduğu için bu alanda öncülüğü olamaz.
Ayrıca bitkiden üretilen bio yakıt da sıfır karbon değil. Mantıklı olarak düşünürseniz içten yanmalı motorun içine girip de yanan bir yakıt dışarıya karbon dışında bir ürün çıkarması mümkün değildir. Sadece benzine göre daha düşük çıkarabilir karbonu o kadar. Yani teknolojinin zirvesi F1 küresel ısınma ile sıfır karbon yoluyla mücadele de sınıfta çoktan kaldı.

Şu anda F1 araçlarında gördüğümüz Halo, Takla barı, boyun koruyucu kayışlar, hatta Drs gibi araç geçiş teknolojisi bile F1 araçlarından ya da motor sporlarının dışına çıkacak teknolojiler değil. Rüzgârdan ya da ısıdan enerji üreten veyahutta hidrojenden enerji üreten bir F1 ancak teknolojik F1 olur. Yoksa Fangio sormakta haklıdır ki bu araçlara ne yaptınız demekte.

MGU-H gibi elektrik dönüşüm teknolojilerine ek teknolojiler geliştirilmesi gerekirken F1 vizyonsuz baş mühendisi Pat Symonds ve ekibinin tek dahiyane fikri, sıralı 4 silindir ve 5 vites. Aracı hafifletip yine maliyeti düşürmek…
Yoksa Fangio sormakta haklıdır ki bu araçlara ne yaptınız demekte.

Tıpkı Napolyon’un savaşlara, Alfred Hitchcock’un sinemaya, Salvador Dali ve Picasso’nun resime ne yaptınız demesi gibi. Maliyetler yüzünden artık hiçbir alanda yeni bir şey göremez olduk. Bir ironi yapacak olursam James Webb uzay teleskobu bile Hubbule uzay teleskobunun çektiklerini yeniden çekip bize sunuyor. Yeniyi yaratmaya, yapmaya kimsenin yüreği yetmiyor. Her şeyin suçlusu maliyetler oluyor. Bu maliyetlerle ne Wright kardeşler uçağı icad ederdi ne de Graham Bell telefonu. Romantik dünya çok öldü insanlık. Siz cenazenin maliyetini hesaplayın. 

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading
1 Comment

1 Comment

  1. Yasemin

    Temmuz 19, 2022 at 8:26 am

    Tebrik ederim, yazılarının devamını bekliyoruz :))

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GÜNDEM DIŞI

HİÇBİR ŞEYİM

Published

on

Felsefe aslında her konudur diyebiliriz. Sosyal hayatta buna dahil. Her ne kadar düşünmeden yapılan eylemleri çok gibi görünse bu eylemlerde felsefik konulara giriyor hem de düşündüğünüzden oldukça fazla. Mesela toplumda kimsenin birbirini sevmemesi sosyolojik olduğu kadar felsefik de bir konudur. 

Düşünmek felsefik bir eylemdir ve ben de bunu çok yaparım. Bireysel varoluş ile yok oluşumdan tutunda evremin başlayıp bitişine kadar kendimce düşündüğüm çok konu oldu ve biraz da Stepten Hawking’in her şeyim teorisine atıfta bulunarak bulduğum tek cevap “hiçbir şeyim” oldu.

Yakışıklı, yetenekli filozof, Cezayir asıllı yazar Albert Camus aslında benden önce bulmuş Hiçbir Şeyim’i. O yüzden kendime çok kızıyorum. Bu cevaba ulaşmamın 18-20 yaşıma kadar sürmesinden. Gerçi bir de Camus’un benden büyük olduğu gerçeği var. Benden önce yaşamış ve ölmüş…
Cevabı geç bulmama rağmen bulduğum cevapla birlikte de beni çok şaşırtan bir de durum vardı ki o da insanın tüm bu hiçlik içinden suni bir varlık çıkarmasıydı. “Hayat mücadelesi” dediğimiz durum bana göre hiçlikten çıkan bir var olma başarısıdır ya da başarısızlığı. Bu öyle bir başarı/basarızlıktır ki filozofları, tarihçileri ve benim gibi yazma sevdalılarını ortaya çıkarmıştır. Beni saatlerce düşündürmüş ve deliliğin hatta yokluğun sınırlarını göstermiştir.

İnsanın yarattığı her kavram sorguya açıktır kanımca. En başta başarı ve başarısızlık, ardından da iyilik ve kötülük gelir. Fakat daha önemli bir durum da vardır. Varoluş ve yokoluş gibi. İnsan üretimi her türlü kavramın tek nedeni insan zekasının getirdiği bencilliktir. Bu bencillik de bir şempanzenin ya da gorilin muz veyahut da yuvasını paylaşmamasından öte bir durumdur. Nitekim bir şempanzenin ya da gorilin ölüm farkındalığı kısmen olsa da(bilimsel gözlemlerde kanıtlanmıştır) ölümün ardından bir muz cenneti ya da ateşler içinde yandığı bir azap dolu cehennem fikri yoktur. Çünkü bir ibadet şekilleri ya da dini bir ritüelleri yoktur. Bir dini liderleri de yoktur. Lider sadece basit işlere öncülük eden genelde erkek olan bir türdeştir. Fakat zeka gelişip de bir üst seviyeye geçildiği zaman; işte o an felsefik olarak savaşların da diğer her konununda başladığı andır.

Korkuların, hazlarım ve şiddetlin yönettiği beynlerin mücadelesi başlıyor. Bu mücadele de siyasi bir mücadeleden ziyade Teizm ve Ateizm arası mücadele olarak ifade edebiliriz. İdare edilme mantığının altında da bence Teizm ve Ateizm arasındaki mücadele yatıyor. Bu insan zihnindeki mücadele. Ne bir devlet ne siyasi bir kurumdan kaynaklı değil. Birebir insanın içinde olan mücadele. Bu mücadele koşulsuz Ateistler(sorgusuz olanlar) bir bakıma Teistler çünkü sürekli aynı reddin içinde olmak belli bir süre sonrasında kabullenmeye giden yolun anahtarını taşıyor. Öte yandan da Teistler(kanıt arayanlarda) sürekli kanıt arayıp kendini buna inandırma çabasındakiler de her ne kadar Tanrıya inandığını öne sürselerde Tanrıyı kanıt çabası bile onları Ateist yapıyor. Çünkü Tanrı sorguya açık değildir. Aynı şekilde Deizm’de içinde barındığı sorgu kırıntıları yüzünden Ateizm’e kayıyor. Nitekim dinleri gönderende kutsal kitaplarda Tanrıdır ve dinleri hiçe saymak bir reddetmeyi barındırır.

Basit bir soruyla kanıt cabası ya da çabasız, varoluş veya yokoluş açısından herhangi bir durumun bir anlamı var mı? Yok… Dolayısıyla Hiçbir Şeyim…Varken yokluğun aslında ne olduğunu bilmiyoruz, yokken varlığın. Katın cabası da boş, inkar çabası da. Yine de ben bir amatör filozof olarak yapmam gerekeni yapıp sabit değil değişken bir sorgu yapıp düşünmeye devam edeceğim ve hayat mücadeleme devam edeceğim çünkü hazlar ve hüzünler beni kendine çekiyor…

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

GÜNDEM DIŞI

HAILEY BIEBER HERKESİN MERAK ETTİĞİ SORUYU YANITLADI

Justin Bieber ve Selena Gomez, ünlü dünyasında en çok konuşulan çiftlerden biri olabilir! 2010’da birlikteliklerine başlayan ve Mart 2018’de …

Published

on

Justin Bieber ve Selena Gomez, ünlü dünyasında en çok konuşulan çiftlerden biri olabilir! 2010’da birlikteliklerine başlayan ve Mart 2018’de ayrılan Bieber ve Gomez’in ebediyen ayrılıp barıştıkları bir ilişkileri vardı. 2014’te ayrıldıkları bir dönemde Justin, şimdiki eşi Hailey Bieber ile görüntülenmişti ve ikilinin birlikte olduğu söylentileri çıkmıştı. Hailey Bieber, yıllar sonra Justin’i Selena’dan “çaldığına” dair söylentilere karşılık verdi.

‘Call Her Daddy’ isimli podcast yayınına katılan Bieber, sunucu Alex Cooper’ın sorularına karşılık verdi. Hailey ve Justin’in ilgisi hakkında sorular soran Cooper, tıpkı vakitte nişanlarına neden bu kadar çok tepki geldiğini sordu. “Zamanlama çok hızlıydı. Ve artık, bundan dört sene sonra, ne kadar hızlı olduğunu anlayabiliyorum. Her şey çok hızlı ve çılgıncaydı. O vakitler ikimize bu çok hakikat geldi, gördüğünüz üzere haklıymışız çünkü dört sene sonra hala birlikteyiz,” diyen Hailey, daha sonra Justin’in Selena ile ayrılığı hakkında konuştu.

Sorularında daha da net olan Cooper, hayranların Hailey ve Justin birlikteliği sonrasında zamanlama hakkında başlarının karıştığını belirtti. “Eşin, Selena Gomez ile oldukça gözle görülür bir ilişkideydi. Beşerler, onların birlikte olmaları konusunda takıntılılardı. Sen, Selena ile tıpkı vakitte, romantik olarak, Justin’le birlikte oldun mu?” diyen Cooper, yıllardır herkesin merak ettiği soruyu yöneltti. Sorunun ardından duraksayan Hailey, “Hayır, bir kez bile değil… Justin ve ben birlikte olmaya başladığımızda, o asla bir temasta değildi. Asla. Hiçbir noktada değildi. Öteki birinin bağını bozmak benim karakterim değil. Bundan daha hoş yetiştirildim” diye karşılık verdi. “Bana olan nefretin birden fazla ‘Sen onu çaldın’ niyetinden geliyor ve Justin’in öteki biriyle olmayı dilediğini düşünüyorlar. Bu kanılar okey, bunu istediğiniz kadar dileyebilirsiniz fakat gerçek olan bu değil” diyen Hailey, “Dışarıdan nasıl göründüğünü anlıyorum ancak bu Justin ve Selena için o kapıyı kapatmanın yanlışsız şey olduğunu bildiğim bir durumdu ancak elbette, orada çok uzun bir tarih var ve hürmet duyuyorum” diye ekledi.

Continue Reading

GÜNDEM DIŞI

RIHANNA SUPER BOWL’DA SAHNE ALACAK

Super Bowl 2023’te kimin sahne alacağı konusunda çok fazla söylenti oldu. Pazar günü bir haber yayınlayan TMZ, NFL ve Roc Nation’ın Rihanna ile …

Published

on

Super Bowl 2023’te kimin sahne alacağı konusunda çok fazla söylenti oldu. Pazar günü bir haber yayınlayan TMZ, NFL ve Roc Nation’ın Rihanna ile görüştüğünü belirtti. Bu haberden kısa bir mühlet sonra Rihanna, Instagram’dan bir futbol topu ile bir fotoğraf paylaşarak söylentileri doğrulamış oldu. Tekrar TMZ’nin haberine nazaran Rihanna’nın yanında bir isim daha yer alacak. Şimdi bu ismin kim olduğu belirtilmese de toplumsal medyada varsayımlar devam ediyor! Harika Bowl için Taylor Swift ile görüşülürken, Swift’in Coca-Cola ile muahedesi Pepsi’nin sponsor olduğu Harika Bowl etkinliğinde yer almasını önlemişti. Daha sonra bu sponsorluğu Pepsi’den alan Apple, Swift’in performansını mümkün hale getirmişti. Lakin Swift’in, ana kayıtları satın alınan ve daha sonra menajeri Scooter Braun tarafından 300 milyon dolara satılan altı albümün tamamını tekrar kaydetmeden performans sergilemeyi reddettiği bildirildi.

2019’da Rihanna, verdiği bir röportajda Harika Bowl’da sahne alma teklifini, aktifliğin Colin Kaepernick’e yönelik muamelesi nedeniyle geri çevirdiğini söylemişti. Oyun kurucu Kaepernick, 2016’daki oyunlarda “Ulusal Marş” sırasında diz çökerek ırksal adaleti barışçıl bir formda protesto etmeye başlamıştı. “Bunu yapmaya yürek edemedim,” diyen Rihanna, “Ne için? Bundan kim çıkarlı çıkıyor? Benim halkım değil. Ben yalnızca bir satıcı olamazdım. Ben bir etkinleştirici olamazdım. O tertipte benim de katılmadığım şeyler var ve onlara hiçbir biçimde hizmet etmek niyetinde değildim,” diye eklemişti. Kaepernick, 2017’de San Francisco 49ers’tan ayrılmış ve aktivizmine misilleme olarak oynamaktan dışlanması nedeniyle lige karşı bir dava açmıştı.

Bir müddettir yeni müzikleri üzerinde çalıştığı düşünülen, son albümü ANTI’yi 2016’da çıkaran ve son konserini Şubat 2019’da veren Rihanna’nın duyurusu şimdiden hayranları tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Continue Reading

Trendler