Connect with us

SPOR

BEE GODDESS MİLLİ VOLEYBOL TAKIMLARININ RESMİ SPONSORU OLDU

Dünyanın ilk tılsım mücevher markası Bee Goddess, Türkiye Voleybol Federasyonu ile üç yıllık resmi sponsorluk anlaşmasına imza attı. Markanın …

Published

on

Dünyanın ilk tılsım mücevher markası Bee Goddess, Türkiye Voleybol Federasyonu ile üç senelik resmi sponsorluk anlaşmasına imza attı. Markanın kurucusu Ece Şirin, TVF’nin ilk kadın sponsoru olarak milli voleybol takımlarının temsil etmiş olduğu değerleri tılsım mücevherlerle ebedileştirirken, ekip ruhunu ve oyuncuların ışığını dünyaya yayacak.

“Mücevher yerine öz cevher, statü sembolü yerine ruhun sembolü” diyerek 15 yıldır kadınları güçlendiren, hayallerini gerçekleştirmeleri için yüreklendiren Bee Goddess, şimdi de milli değerlerin ışığını dünyaya yayıyor. Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) ile üç senelik resmi sporsorluk anlaşması imzalayan Bee Goddess, ulusal voleybol takımlarının esin veren değerleri ve destansı başarılarını ışıltılı tasarımlara dönüştürüyor.

Aydınlık Lüks felsefesi ve “Işılda ki dünya aydınlansın!” mesajıyla herkesi Türkiye’nin gurur ışığını üzerinde taşımaya ve ekibin bir parçası olmaya davet eden Bee Goddess, TVF’ye özel hazırladığı koleksiyonu ulusal değerlere, kız kardeşlik dayanışmasına ve oyuncuların süper güçlerine adıyor. İlham ve cesaret veren tasarımlarıyla milli voleybolcuların ışığını önce tüm Türkiye’ye, sonrasında da dünyaya yaymayı ve ekipı süre içinde devasa bir ışık kovanı haline getirmeyi fakatçlayan Bee Goddess, saha içinden gündelik hayata taşacak güçlü bir sinerji yaratıyor.

Bee Goddess’ın kurucusu Ece Şirin, TVF’nin ilk hanım sponsoru unvanı ile tasarladığı Bee Goddess x TVF koleksiyonunda üç ayrı tema kapsamında görkemli bir tasarım şöleni sunuyor. Türk bayrağının ikonik sembolünün birlik ve beraberlik enerjisinden esinlenilerek yaratılan Ay Yıldız serisi, mucizeler yıldızı Sirius’un yol gösteren ışığıyla tüm ulusa “I love you to the Moon and Stars!” diye seslenirken, dayanışma ruhunu yansıtan Güçler serisi, takımdan aldığı güçle takımı motive etmeye çağırıyor. Her biri parlak bir yıldız olan voleybolcuların öz cevherleri ise Super Me adı altında altı farklı güç tılsımıyla ışıldıyor. Güç, cesaret ve kahramanlığın simgesi Sword, yaratıcılığın, yeteneğin ve hayalleri gerçekleştirme gücünün sembolü Artemis, liderlik, tutku, zeka ve başarının temsilcisi Tanit, şans ve vizyon tılsımı Eye Light, orijinallik, biçim, ve öz güven yıldızı Sirius star ve sevecenliği, güzelliğin, zarafetin ışığı Venüs yıldız, zaman içinde genişleyecek koleksiyonun ilk tasarımları arasında bulunuyor.

Anadolu’dan doğup başarılarını dünyaya ispatlamış iki kurumun yol arkadaşlığının temelinde; cesaret, güç, azim, öz itimat, dayanışma, beraberlik benzer biçimde özgürleştirici ve birleştirici ortak değerleri yatıyor. Mücevherleriyle bireyin özündeki sonsuz potansiyeli ifade etmesine katkıda bulunan Bee Goddess, Bee Goddess x TVF koleksiyonuyla hayallerinin peşinden giderek sayısız insana esin veren ulusal voleybolculara yeni kapılar açacak olmanın mutluluk ve gururunu yaşıyor.

Telegraph Luxury tarafınca “En Vizyoner Mücevher Tasarımcısı” ödülüne layık görülen ve mücevherleri 2022 Oscar Ödülleri’nin kırmızı halısında ışıldayan Ece Şirin, Türkiye’nin milli mücevher tasarımcısı olarak TVF ile gerçekleştirdikleri sponsorluk anlaşmasına ilişkin görüşlerini şöyle aktarıyor: “Başarılarıyla her daim gururlandığımız Türkiye Voleybol Federasyonu ile dayanışmadan doğan birlik ve beraberlik ışığını tüm dünyaya tanıtmak, değişiklık yerine birliği, bütünlüğü vurgulamak üzere uzun soluklu bir yolculuğa çıktık. Bee Goddess ile Voleybol ulusal Takımlarımızın birçok ortak kıymeti var. İçimizdeki güç ve cesareti keşfedip başkalarına ilham vermek ve onları kendi kahramanlık hikayelerini yazmaya teşvik etmek, bunlardan en önemlisi. Bizler de esinını Anadolu’dan alan bir marka olarak; milli değerlerimizin, takım ruhunun ve oyuncularımızın ışığını daha da parlatmak, mücevherler vasıtasıyla ebedileştirmek istedik. Artık Türkiye’nin, Voleybol ulusal Takımlarımızın ve her biri ayrı bir süper güce haiz oyuncularımızın ışığını herkes üzerinde taşıyabilecek. Milli sporcularımızı başarılı kılan, onları dünya yıldızı haline getiren değerlerimizi, Bee Goddess Super Me serisindeki tılsım anahtarlar aracılığıyla Türk gençlerine aktaracağız. Ulusal duyguların birleştirici gücünü kutlayan Bee Goddess x TVF koleksiyonuyla dünyanın her yerinde ışıldayacağız.”

Cem Şirin, Zehra Güneş, Mehmet Akif Üstündağ, Ece Şirin, Vahit Emre Savaş

Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ise Bee Goddess sponsorluğuna dair yorumlarını şu cümlelerle dile getiriyor: “Çok kıymetli Bee Goddess Kurucu & Kreatif Direktörü Ece Şirin, Bee Goddess Genel Müdürü Cem Şirin, Bee Goddess ailesi, Filenin Sultanları’ndan Zehra Güneş, Filenin Efeleri’nden Emre Savaş ve sayın basın mensupları, bu özel günde yanımızda olduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim. Bee Goddess bugün itibariyle ulusal Takımlar resmi sponsoru olarak aramıza katılıyor. Voleybol Federasyonu olarak sponsorlarımızın manevi ve maddi desteğinin ne kadar önemli bulunduğunun farkındayız. Markalarla yaptığımız iş birlikleri neticesinde onları güç ve değer ortaklarımız; ailemizin bir parçası olarak görüyoruz.

Bee Goddess benzer biçimde zarif bir marka ailemize katıldığı için de çok mutluyuz. Bugün takım sporlarına bakmış olduğumızda voleybol; Türk bayrağını gururla dalgalandıran, en parlak, en başarılı branşımız olarak öne çıkıyor. Ülkemizin aydınlık yüzü sporcularımız, başarılarıyla gençlere rol model oluyorlar. Hepimiz de bu vizyonu sürdürmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Altyapılarımız, tesislerimiz ve ülkemizde tek örneği olan TVF Spor Lisemizde en üst düzey kalitede eğitim ve hizmet veriyoruz. Dünya standartlarına bakılmış olduğunda hakikaten çok iyi işler başarıyoruz. Organizasyon yeteneğimiz son yıllarda FIVB ve CEV tarafınca çok takdir ediliyor ve çok sayıda uluslararası organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. Tüm bu prestijli organizasyonlarda ve başarılarda, siz kıymetli güç ortaklarımızın ve camiamızın katkısı da çok büyük. Bee Goddess Kurucu & Kreatif Direktörü Ece Şirin ve Bee Goddess Genel Müdürü Cem Şirin nezdinde; Bee Goddess ailesine bizi tercih ettikleri için teşekkür ederim. Görmüş olacaksınız ki bu pırıl pırıl sporcularımız, siz değerli üyelerimizin kıymetli desteği ile yarınlarımıza ışık olmaya devam edecek.”

Bee Goddess x TVF koleksiyonunun satışından elde edilecek gelirin bir bölümü ile TVF’ye fon yaratılacak.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ATLETİZM

Atletizm Federasyonundan Dünya Atletizm Birliği’nin kararıyla ilgili açıklama

Türkiye Atletizm Federasyonu, Dünya Atletizm Birliği (World Athletics) geçen yıl dünya çapında kimi yarış sonuçlarında manipülasyon yapıldığı …

Published

on

Türkiye Atletizm Federasyonu, Dünya Atletizm Birliği (World Athletics) geçen yıl dünya çapında kimi yarış sonuçlarında manipülasyon yapıldığı teziyle verdiği karar hakkında bir açıklama yaptı.

Federasyondan yapılan açıklamada, Atletizm Dürüstlük Ünitesi’nin (AIU) incelediği belgelerle ilgili Dünya Atletizm Birliği’nin bir karar verdiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu hususta muhtemel mesnetsiz haberlerin önüne geçmek ve yanlış bilgilendirmeyi önlemek için Türkiye Atletizm Federasyonu olarak bahse açıklık getirme muhtaçlığımız doğmuştur.” denildi.

Türkiye Atletizm Federasyonu Lideri (TAF) Lideri Fatih Çintimar ismine yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

“Geçtiğimiz yaz Eugene’de yapılan toplantıda görüşülen evrakla ilgili, resmi web sitesinde bugün yayınlanan kararda, ortalarında Türkiye’nin de olduğu yedi ülkenin ‘takip listesine’ alınmasına karar verildi. Buna nazaran Türkiye’de yapılan milletlerarası yarışlar ve Balkan Şampiyonası gibisi bölge şampiyonaları, Dünya Atletizm Birliği derecelendirme kriterlerine olağan N-Kolay İstanbul Maratonu üzere müsabakalar, World Athletics’in nezaretinde, teknik delege görevlendirme yetkisini gizli tutması kaydıyla, Dünya Şampiyonası’na yüksek katsayıyla puan veren Türkiye Atletizm Şampiyonası sonuçları dünya listesinde ve kota puanlamasındaki yerini korumaktadır. Bunun haricinde kalan öbür lokal müsabakalardaki sonuçlar, süreksiz olarak kıymetlendirme dışı olacaktır.”

Açıklamada ayrıyeten şu sözlere yer verildi:

“23 Eylül tarihinden itibaren başlayan süreçte, milletlerarası teknik görevlilerin kıymetlendirme kriterlerini karşıladıktan sonra yine tüm müsabakaların onayı sağlanacaktır. Türkiye Atletizm Federasyonu olarak, bugünden itibaren World Athletics ile yakın çalışmayı sürdürürken bir yandan karşılaşma ölçüm altyapımızı yenileyecek ve hakem eğitimlerimizi ağırlaştıracağız. Tüm gayretimizin en kısa vakitte bu süreci sona erdirmek olacağını belirtmek isteriz. Kısa süreceğini umduğumuz takip sürecinde atletlerimizin yurt dışındaki kota yarışlarını çok dikkatli planlarken, yurt içinde de milletlerarası statüdeki karşılaşmalarımızı artırarak mağduriyet yaşamamaları en değerli önceliğimiz olacaktır.”

Continue Reading

FUTBOL

Galatasaray, kasada da kazandı!

Galatasaray, tarihi bir transfer devri yaşadı. 13 yeni transfere imza atan Sarı-Kırmızılılar hem ekibi baştan aşağıya değiştirdi hem de çok …

Published

on

Galatasaray, tarihi bir transfer devri yaşadı. 13 yeni transfere imza atan Sarı-Kırmızılılar hem ekibi baştan aşağıya değiştirdi hem de çok kıymetli yıldızlarla destek etti. Mauro Icardi, Dries Mertens, Juan Mata ve Lucas Torreira üzere dünya yıldızlarını bitiren idare masadaki muvaffakiyetini kasaya da taşımayı başardı

BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞIYDI

Galatasaray’da geçtiğimiz dönem çok büyük bir hayal kırıklığı yaratan ve ligi 13. sırada bitiren ekibin maaş maliyeti 30.8 milyon Euro’ydu. Bu dönem kurulan ve futbol otoriteleri tarafından ‘Los Galacticos’ olarak takımın maliyeti ise geçen dönemden yalnızca 100 bin Euro farkla 30.9 milyon Euro oldu. Bunun birinci nedeni idarenin tam 23 isimle yollarını ayırmış olması. Bu isimler ortasında Feghouli, Babel ve Diagne üzere yüksek maaşlı yıldızlar da yer alıyordu. Hatta Falcao’nun maaşının yarısı bile ödeniyordu. Ayrıyeten Sarı-Kırmızılılar, aldığı dünya yıldızlarına futbol piyasası için makul sayılabilecek maaşlar ödedi.

AURO ICARDI’YE 750 BİN EURO

Mauro Icardi’nin 750 bin Euro’luk maaşı da bunun en değerli göstergesi oldu. Üstelik Galatasaray’ın 1 Temmuz’da 110 milyon Euro olan takım pahası bugün prestiji ile 158.7 milyon Euro’ya ulaştı. Artık herkes herkesi heyecanlandıran takımın alanda neler yapabileceğini görmek istiyor.

Continue Reading

MOTOR SPORLARI

F1’DE Bİ’ ÜÇ TEKER; TEK ÇEKER…

Published

on

İtalya’da herhalde özel sektörde devlet zihniyetiyle çalışıyor; sabah mesai başlıyor herkes masasına oturuyor, önce bir kahvaltıda yediğini sindiriyor, tekrar yemek vakti, yeniden sindir, kahve seremonisi derken tam işe başlayacaklar derken mesai bitiyor. Komünist bir insanım ama o sistemde bile bir amaç, bir başarı isteği vardır fakat belli ki kapitalist bir sisteme sahip olan İtalya’nın önemli markalarından biri olan Ferrari’nin böylesi bir amacı yok. En azından yeni yapılanmasında…

Bu yazıdaki amacım Ferrari’nin başarılarını, Mercedes ve Red Bull’un başarısızlıklarına değinmek.

Hani Ferrari’nin çok üstün yeteneksiz pilotu Sainz bir açıklamasında sitem etmiş ya “Başarısızlıklarımızı yüzümüze vuruyorsunuz ama başarılarımızdan hiç bahsetmiyorsunuz.” Diye.
Sainz Bey, çok haklısın(!) Övmeye başlıyorum artık sizi ve güzide takımınızı.

Öncelikle araç geliştirme konusunda McLaren-Mercedes ile girmediğiniz amansız rekabetten dolayı tebrik ederim. Gridde yunuslamayı çok çok iyi becerebilen neredeyse bir, ikiniz kaldınız ki neyse McLaren’in önündesiniz ama rakibiniz bu sezon onlar değil sorun da burada zaten. Ya da biz taraftarlar, izleyenler öyle görüyoruz. Neyse şimdi önemli olan yarışmak kazanmak memuriyetin eşitlik ilkesine aykırı zaten. 

Sporun rekabeti, tifosi siz geçin bunları. 2020’den beri bu araç için çalışılıyordu ve dört yarış kazandı yeter Ferrari’ye. Zaten bu hazırlık sezonuydu Brawn Gp kurulur kurulmaz şampiyon oldu ama çaktırmayın siz. Ayrıca Ferrari’nin gelişimde geri kaldığı da koca bir yalan.
Ross Brawn’ın lastik tasarrufunu ilk deneyen Ferrari oldu, üç lastikle piste çıkılacaktı ama araç izin vermedi ve Binotto’da haliyle aracı suçladı. Ah F1-75 ah aklın yok, fikrin var. Hiç pit ekibini dinlemiyorsun.
Dördüncü lastiği getirecek olan tekniker OnlyFans’tan yayın almış kendine haliyle parasının karşılığı için gecikmiş.
Ha bir de takımın gizli birinci pilotu, ispanyol sermayesinin has adamı Sainz’in, gerçek ikinci pilotu Charles Leclerc’ten 0.7 saniye ortalama geride kalması çok büyük övgüleri hak ediyor gerçekten. Bundan sonra Ferrari’ye böyle; dibine  kadar boş bardağın dolu tarafından bakacağız. Mazallah pit ya da teknik ekipten birileri istifa eder ya da yapılanırlar tekrardan zaman kaybı bunlar. Ferrari F1’den çekilsin komple çünkü bu kadar memur bütçeye zararlı. Ayrıca pitten güvenli çıkıp McLaren teknikerine çarpmamak için demir çene Alonso’ya çarpan, Ocon’u sarı bayrakta geçip de “ben geçtim ama ne olmuş yani.” Diyen Sainz elbetteki günün değil evremin en iyi pilotu olmayı hak ediyor(!) Tarih bu gerizekalıyı, gene çok pardon yetenekliyi(!) elbetteki bir orta sıra takımında tıngır mıngır gidecek şekilde ödüllendirir umarım. Ferrari toptan temizlenmeli bunlardan Leclerc etrafında ya yeniden yapılanmalı ya da Leclerc acı çekmesin diye Mercedes’e geçmesine izin verilmeli.

Ferrari’nin kısa övgüsünden sonra kafamda deli sorular yaratan bir konuya değinmek istiyorum; Red Bull ve Mercedes, Ferrari can çekişip, kıvranırken nasıl bu kadar gelişti. Tamam, Ferrari Schumi sonrası gelişimde sıkıntı hep yaşadı fakat bu durum da çok normal değil. Gelişim bütçesini nereden buldular? Çünkü gelişim konusunda katedilen yol bir hayli fazla.
Hamilton’ın beli, sırtı ve çenesi çok rahat, Red Bull’un dingil mesafesi basketbol pivotu kadar uzun.
Bütçeleri kim kontrol ediyor ve hangi takımın ne kadar bütçesi kaldı? Yaz arasına kadar Red Bull enflasyon artışı isterken şimdi araç gelişiyor ama bütçe artışı isteyen yok?

Hannah Schmitz

Red Bull’un uydu takımı AlphaTauri’nin bütçesinden yediği, Ferrari’nin de Haas’ı deney faresi niyetine kullandığına dair söylentiler var ki mantıklı olarak bakacak olursak Haas-Ferrari ilişkisi mantıksız nitekim Haas güncelleme yapmıyor, Ferrari de gelişmiyor ama diğer taraftan Red Bull sınırsız bütçesi var gibi gelişiyor ama AlphaTauri geriliyor. Mercedes ise uydu muydu olmadan gelişiyor. Hani bütçe sınırı? Bu gelişimin kaynağı ne? Kim denetliyor bu takımları? Veriler nerede? Şeffaflık var mı? Yoksa izleyenler denklem çözer gibi maliyet mi hesaplanacağız?

Hollanda Gp’si için hiçbir kuşkuya mahal bakmaksızın Verstappen’i tebrik ederim ve bir terslik olmadığı taktirde önümüzdeki 5-10 yıla damgasını vuracağını rahatlıkla söylemek isterim.
Tabii tulumunu terkettiği takımlarında gelecekteki performanslarında belirleyici etmenlerden birisi olacaktır.
Takım etkisini bir yana bırakırsak Max Verstappen’in, lastik yönetimi konusunda da geliştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bu konuda takım arkadaşı Pérez’i bile geçti gibi görünüyor.
Pérez demişken hâlâ ikinciliğin en güçlü adayı o çünkü Red Bull diğer herkesten iyi puan olarak herkesten önde. Tek yapması gereken iki yarış kazanmak ki Verstappen şampiyonluğunu ilan edince o da olur. Red Bull strateji ekibinin başı Hannah Schmitz bile yarış kazanabilir bu araçla.

Mercedes ve pilotlarına geçmeden önce AlphaTauri’nin neden olduğu sanal güvenlik aracı periyodu hakkında konuşacak olursam; Red Bull ve Verstappen’in böylesi bir kirli duruma ihtiyaç duyacaklarını sanmıyorum nitekim o sırada Hamilton yaklaşıyor gibi görünse de lastik aşınması sonucu performans kaybı da yaşanmaya başlayacağı turlar yakındı ve Verstappen son turlarda yumuşak lastikle Hamilton’ı yine avlardı. Üstelik Verstappen lastik korumayı da öğrenmişken son turlarda koruduğu lastikle yarışı rahat önde bitirebilirdi. Fakat gene de AlphaTauri’nin sorunlu aracı tekrar piste yollaması da doğru değildi. 

Mercedes’e gelecek olursak, hem George Russell kendi göbeğini kendi kesti hem de sanki takım geleceğine yatırım yapmaya başladı gibime geliyor.
Schumi’nin bile harcandığı bu vahşi sporda Hamilton’ın harcanmaması için hiçbir neden göremiyorum. Hele ki Wolf’un yanın ikizi ya da oğlu gibi duran genç bir yedek pilot varken. Yine de bu konular için çok erken. Kim bilir belki Hamilton’ın hırslanır ve Monza Gp’sini kazanıp “ben hâlâ buradayım.” Der.
Yine Hollanda Gp’sinde, Hamilton açısından kötü sonuç olarak nitelendirilen durumun tek suçlusunun açık ara Hamilton’ın olduğunu düşünüyorum. İngiltere Gp’sinde Leclerc’in yaşadıkları daha yaşken 7 kez dünya şampiyonu bir pilotun böylesi açık bir hata yapması kendinden başkasına yazmaz.

Yarışı George Russell’ın kazanmasını canı gönülden isterdim. Nitekim sezon bitti; artık eğlenelim…

Bu hafta sonu koşulacak İtalya Gp’si içinin kazananın Red Bull ve Verstappen’i şimdiden kutluyor, şampiyonluğun tadını çıkarmasını temenni ediyorum. 

Bakalım Ferrari kendi evindeki yarışta bize ne gibi ilginçlikler gösterecek.
Ben paramı tek teker gitmeye yatırıyorum…

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

Trendler