Connect with us

MOTOR SPORLARI

Avustralya’da zafer Leclerc’in

2022 Formula 1 döneminin üçüncü yarışı Avustralya’daki Albert Park’ta gerçekleştirildi. Yarışa pole durumundan başlayan Ferrari pilotu Charles …

Published

on

2022 Formula 1 döneminin üçüncü yarışı Avustralya’daki Albert Park’ta gerçekleştirildi.

Yarışa pole durumundan başlayan Ferrari pilotu Charles Leclerc, bu sezonki ikinci galibiyetini elde etti. Son dünya şampiyonu Max Verstappen ise aracında yaşadığı sorun nedeniyle yarışı tamamlayamadı. Ferrari’nin öteki pilotu Carlos Sainz ise yarışın birinci kısmında yaşadığı sorun nedeniyle bitiş çizigisini göremedi.

Red Bull’un Meksikalı pilotu Sergio Perez ikinci, Mercedes’in genç şoförü George Russell üçüncü oldu. Yedi defa dünya şampiyonu Lewis Hamilton ise yarışı dördüncü sırada tamamladı.

Formula 1’de dönemin 24 Nisan’da İtalya’daki Emilia Romagna Grand Prix’siyle devam edecek.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM DIŞI

SPORU SPOR OLMAKTAN ÇIKARMAK

Published

on

Avrupa’daki yarışların biriydi. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Sıralama turları bitmiş, ilk üç pilot röportaj vermek için araçlarıyla start-finish düzlüğüne gelmiş, araçlarından inip, kural gereği tartılırken gördüm onu. Bir et lokantasının garsonunu andırıyor, “Ne vereyim abime” tarzı hareketlerle pilotları tartıya getirip götürüyordu. Serhan Acar adını söyleyince kim olduğunu anladım; FIA’nın çiçeği burnunda başkanı Mohammed bin Sulayem’dı. 

İtalya’daki Monza Gp’sinin 3 hafta sonrasında koşulan Singapur Gp’sinin ardından Verstappen ve Red Bull şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı. Her ne kadar Verstappan yarışı kazanamasa da bu sezonki en büyük rakibi, Ferrari pilotu Leclerc ilk sırada başladığı yarışı ikinci sırada bitirince puan farkı çok kapanmadı ve bu sayede Verstappen de üst üste ikinci şampiyonluğuna bir adım daha yaklaştı. Yarışı da Red Bull’un savunma bakanı Meksikalı pilot Perez kazanınca da haliyle Red Bull markalar tarafında da üstünlüğünü korudu. Singapur Gp’si, yağmurda güvenlik aracı adında kısa bir tur atılıp bitirilen Belçika Gp’sinin akıbetine uğramaktan bir saat geciktirilerek kurtuldu. Daha doğrusu yarış başlaması bir saat etlendi ve bu sırada yağmur da kesildi. Böylelikle biz F1 de yarışı izledik. Dünyanın en iyi pilotları var diye lanse edilen

 bir serinin yağmur olduğu durumlarda yapılamaması çok sinir bozucu. Güvenlik elbetteki çok önemli fakat belirsizliğin de yarışa ayrı bir seyir zevki kattığı durumu izleyememekte oldukça sıkıcı. Bazı Formula 1 severler, hızlı araçların yavaş gitmesinin neyinin eğlenceli olduğunu sorguluyor olsa da. Benim bu sorguya vereceğim tek cevap doğa ile mücadelenin zevkli olduğunudur. 

Bir şekilde yağmurda yarış yapılmalı. Hatta ileri gidecek olursam buzda bile yarış yapılmalı. Formula 1 yönetimi takvimi uzatacağına ilginç yarışlar koymayı düşünmeli. Tabii ki güvenlik dahilinde. Buzlu bir kola tadında bir değinme yaptıktan sonra tekrar Singapur Gp’sine dönecek olursam; Perez hak ettiği bir galibiyeti aldı diyebilirdim eğer kuralları hiçe sayabilecek kadar gözlerim kör olsaydı. Adalet kördür derler ama bu körlüğün bir amacı vardır; eşit olmak içindir adaletin körlüğü. Yani sınıf cinsiyet ayırd etmeden eşitlik için adalet kör edilmiştir. Fakat belli ki bu körlük durumu özellikle takım sporlarının olduğu branşlar da çok işlemiyor. Herhalde yapılan spor kalabalıklaştıkça sporda hakim rolünü üstlenen kişilerin de aklı karışıyor. Bu çok masumane bir savunma mekanizması oldu değil mi? Evet, öyle oldu. İşin aslı şu ki takım sporlarında rant çok, pasta büyük o yüzden de mücadelesi çok oluyor. Siz hiç teniste ya da boksta bariz hataların yapıldığını görüyor musunuz? Tek tük olaylar haricinde olmuyor. Oysa futbol ve Formula 1 gibi sporlarda bu çok oluyor. Tıpkı Red Bull pilotu Perez’in güvenlik araçları periyodunda 3 kez kural ihlali yaptığı halde tek seferlik ceza alması gibi ya da 

Mercedes pilotu George Russell’ın aracını çarpışan araba moduna sokup, Valtteri Bottas ve Mick Schumacher’in yarışlarını berbat ettiği halde ceza almaması gibi. Kendi içimde bir değerlendirme yaptığımda Russell için değil fakat Perez için mantıklı bir açıklama bulabiliyorum. RB garajından kendisine 5 saniyenin üzerinde fark açması gerektiği söylendiğinde cezanın ne kadar olacağı belirlenmiş oldu. Açıkçası bu çok iğrenç bir durum. 
FIA bu hataları kurulduğundan beridir yapıyor. Tıpkı Senna-Prost kazasında Senna’nın diskalifiyesi gibi ya da yakın dönemde Hamilton-Verstappen olaylarındaki gibi. 
Futbolda orta hakem tek de hata yapıyor. Ama yarış hatasında hakem odasında bir yığın hakem hep de kazanan lehine nasıl hata yapıyor anlamıyorum ve kasti işler olduğunu düşünüyorum. Nitekim bu konuda çeşitli dedikodular çok ve ben de dedikodu olduğu için dillendirmek istemiyorum ama ateş olmayan yerde de duman çıkmaz bildiğiniz üzere. 
Özetle FIA’nın yeni başkanının sporu ileri taşımak gibi bir geyesi öncelikle ne vereyim abime hizmeti anlayışından çıkıp sporunu şaibesiz hale getirmeli. Hiç şüphesiz ki bunu da tek önceliği sporu geliştirmek olanlarla yapılabilir. İddia bayili hakemlerle değil.

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

MOTOR SPORLARI

F1’DE Bİ’ ÜÇ TEKER; TEK ÇEKER…

Published

on

İtalya’da herhalde özel sektörde devlet zihniyetiyle çalışıyor; sabah mesai başlıyor herkes masasına oturuyor, önce bir kahvaltıda yediğini sindiriyor, tekrar yemek vakti, yeniden sindir, kahve seremonisi derken tam işe başlayacaklar derken mesai bitiyor. Komünist bir insanım ama o sistemde bile bir amaç, bir başarı isteği vardır fakat belli ki kapitalist bir sisteme sahip olan İtalya’nın önemli markalarından biri olan Ferrari’nin böylesi bir amacı yok. En azından yeni yapılanmasında…

Bu yazıdaki amacım Ferrari’nin başarılarını, Mercedes ve Red Bull’un başarısızlıklarına değinmek.

Hani Ferrari’nin çok üstün yeteneksiz pilotu Sainz bir açıklamasında sitem etmiş ya “Başarısızlıklarımızı yüzümüze vuruyorsunuz ama başarılarımızdan hiç bahsetmiyorsunuz.” Diye.
Sainz Bey, çok haklısın(!) Övmeye başlıyorum artık sizi ve güzide takımınızı.

Öncelikle araç geliştirme konusunda McLaren-Mercedes ile girmediğiniz amansız rekabetten dolayı tebrik ederim. Gridde yunuslamayı çok çok iyi becerebilen neredeyse bir, ikiniz kaldınız ki neyse McLaren’in önündesiniz ama rakibiniz bu sezon onlar değil sorun da burada zaten. Ya da biz taraftarlar, izleyenler öyle görüyoruz. Neyse şimdi önemli olan yarışmak kazanmak memuriyetin eşitlik ilkesine aykırı zaten. 

Sporun rekabeti, tifosi siz geçin bunları. 2020’den beri bu araç için çalışılıyordu ve dört yarış kazandı yeter Ferrari’ye. Zaten bu hazırlık sezonuydu Brawn Gp kurulur kurulmaz şampiyon oldu ama çaktırmayın siz. Ayrıca Ferrari’nin gelişimde geri kaldığı da koca bir yalan.
Ross Brawn’ın lastik tasarrufunu ilk deneyen Ferrari oldu, üç lastikle piste çıkılacaktı ama araç izin vermedi ve Binotto’da haliyle aracı suçladı. Ah F1-75 ah aklın yok, fikrin var. Hiç pit ekibini dinlemiyorsun.
Dördüncü lastiği getirecek olan tekniker OnlyFans’tan yayın almış kendine haliyle parasının karşılığı için gecikmiş.
Ha bir de takımın gizli birinci pilotu, ispanyol sermayesinin has adamı Sainz’in, gerçek ikinci pilotu Charles Leclerc’ten 0.7 saniye ortalama geride kalması çok büyük övgüleri hak ediyor gerçekten. Bundan sonra Ferrari’ye böyle; dibine  kadar boş bardağın dolu tarafından bakacağız. Mazallah pit ya da teknik ekipten birileri istifa eder ya da yapılanırlar tekrardan zaman kaybı bunlar. Ferrari F1’den çekilsin komple çünkü bu kadar memur bütçeye zararlı. Ayrıca pitten güvenli çıkıp McLaren teknikerine çarpmamak için demir çene Alonso’ya çarpan, Ocon’u sarı bayrakta geçip de “ben geçtim ama ne olmuş yani.” Diyen Sainz elbetteki günün değil evremin en iyi pilotu olmayı hak ediyor(!) Tarih bu gerizekalıyı, gene çok pardon yetenekliyi(!) elbetteki bir orta sıra takımında tıngır mıngır gidecek şekilde ödüllendirir umarım. Ferrari toptan temizlenmeli bunlardan Leclerc etrafında ya yeniden yapılanmalı ya da Leclerc acı çekmesin diye Mercedes’e geçmesine izin verilmeli.

Ferrari’nin kısa övgüsünden sonra kafamda deli sorular yaratan bir konuya değinmek istiyorum; Red Bull ve Mercedes, Ferrari can çekişip, kıvranırken nasıl bu kadar gelişti. Tamam, Ferrari Schumi sonrası gelişimde sıkıntı hep yaşadı fakat bu durum da çok normal değil. Gelişim bütçesini nereden buldular? Çünkü gelişim konusunda katedilen yol bir hayli fazla.
Hamilton’ın beli, sırtı ve çenesi çok rahat, Red Bull’un dingil mesafesi basketbol pivotu kadar uzun.
Bütçeleri kim kontrol ediyor ve hangi takımın ne kadar bütçesi kaldı? Yaz arasına kadar Red Bull enflasyon artışı isterken şimdi araç gelişiyor ama bütçe artışı isteyen yok?

Hannah Schmitz

Red Bull’un uydu takımı AlphaTauri’nin bütçesinden yediği, Ferrari’nin de Haas’ı deney faresi niyetine kullandığına dair söylentiler var ki mantıklı olarak bakacak olursak Haas-Ferrari ilişkisi mantıksız nitekim Haas güncelleme yapmıyor, Ferrari de gelişmiyor ama diğer taraftan Red Bull sınırsız bütçesi var gibi gelişiyor ama AlphaTauri geriliyor. Mercedes ise uydu muydu olmadan gelişiyor. Hani bütçe sınırı? Bu gelişimin kaynağı ne? Kim denetliyor bu takımları? Veriler nerede? Şeffaflık var mı? Yoksa izleyenler denklem çözer gibi maliyet mi hesaplanacağız?

Hollanda Gp’si için hiçbir kuşkuya mahal bakmaksızın Verstappen’i tebrik ederim ve bir terslik olmadığı taktirde önümüzdeki 5-10 yıla damgasını vuracağını rahatlıkla söylemek isterim.
Tabii tulumunu terkettiği takımlarında gelecekteki performanslarında belirleyici etmenlerden birisi olacaktır.
Takım etkisini bir yana bırakırsak Max Verstappen’in, lastik yönetimi konusunda da geliştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta bu konuda takım arkadaşı Pérez’i bile geçti gibi görünüyor.
Pérez demişken hâlâ ikinciliğin en güçlü adayı o çünkü Red Bull diğer herkesten iyi puan olarak herkesten önde. Tek yapması gereken iki yarış kazanmak ki Verstappen şampiyonluğunu ilan edince o da olur. Red Bull strateji ekibinin başı Hannah Schmitz bile yarış kazanabilir bu araçla.

Mercedes ve pilotlarına geçmeden önce AlphaTauri’nin neden olduğu sanal güvenlik aracı periyodu hakkında konuşacak olursam; Red Bull ve Verstappen’in böylesi bir kirli duruma ihtiyaç duyacaklarını sanmıyorum nitekim o sırada Hamilton yaklaşıyor gibi görünse de lastik aşınması sonucu performans kaybı da yaşanmaya başlayacağı turlar yakındı ve Verstappen son turlarda yumuşak lastikle Hamilton’ı yine avlardı. Üstelik Verstappen lastik korumayı da öğrenmişken son turlarda koruduğu lastikle yarışı rahat önde bitirebilirdi. Fakat gene de AlphaTauri’nin sorunlu aracı tekrar piste yollaması da doğru değildi. 

Mercedes’e gelecek olursak, hem George Russell kendi göbeğini kendi kesti hem de sanki takım geleceğine yatırım yapmaya başladı gibime geliyor.
Schumi’nin bile harcandığı bu vahşi sporda Hamilton’ın harcanmaması için hiçbir neden göremiyorum. Hele ki Wolf’un yanın ikizi ya da oğlu gibi duran genç bir yedek pilot varken. Yine de bu konular için çok erken. Kim bilir belki Hamilton’ın hırslanır ve Monza Gp’sini kazanıp “ben hâlâ buradayım.” Der.
Yine Hollanda Gp’sinde, Hamilton açısından kötü sonuç olarak nitelendirilen durumun tek suçlusunun açık ara Hamilton’ın olduğunu düşünüyorum. İngiltere Gp’sinde Leclerc’in yaşadıkları daha yaşken 7 kez dünya şampiyonu bir pilotun böylesi açık bir hata yapması kendinden başkasına yazmaz.

Yarışı George Russell’ın kazanmasını canı gönülden isterdim. Nitekim sezon bitti; artık eğlenelim…

Bu hafta sonu koşulacak İtalya Gp’si içinin kazananın Red Bull ve Verstappen’i şimdiden kutluyor, şampiyonluğun tadını çıkarmasını temenni ediyorum. 

Bakalım Ferrari kendi evindeki yarışta bize ne gibi ilginçlikler gösterecek.
Ben paramı tek teker gitmeye yatırıyorum…

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

MOTOR SPORLARI

MAX FERRARİ’Yİ UÇURUR MU?

Published

on

Şampiyon belli ikinci kim diye bir söz vardı ya F1 de artık bu sorunun cevabını arıyoruz ki bana kalırsa Pérez bu sorunun cevabı.

Belçika Gp’sinin ardından artık diyebiliriz ki Max Verstappen şampiyon hatta Red Bull’da markalarda şampiyonu artık. Red Bull ve Verstappen taraftarlarını tebrik ederim. 

Bir mucize olur da Red Bull’da, Verstappen ve Pérez geri kalan yarışların tümünü kaybederse; Leclerc ile Ferrari de geri kalan tüm yarışlarda birinci olursa ancak ve ancak şampiyonadaki durum değişebilir. Bunun gerçekleşme olasılığında en büyük sorunda lider pilot ve takımının yarış dışı kalması değil, Leclerc ve Ferrari’nin yarışları kazanması olur. 

Pazar günü hepimiz gördük ki Verstappen tam bir makineye dönüştü ve bu durum onu durdurulamaz kılmaya başladı. Yani, yeni dominasyonun adı Verstappen diyebiliriz artık. 2025’e kadar Max domine eder 2025’ten sonrada Porsche ya da Audi’nin birinci pilotu kim olursa o. Umutlanma artık tifosi; Jacques Villeneuve’un “O yıl bu yıl…” Oyunlarına gelme. Öyle bir yıl yok artık. Sezon sonu yeniden yapılanma ve kıyım var.

Max dünkü yarışta, içindeki özel yeteneği bizlere bir kez daha gösterdi. Bu sezon açıkçası bunu göstermesine pek gerek olan bir yarış izlememiştim ve bu konuda zihnimde çok şanslı olduğuna dair yorumlar yapıyordum. Öyle ya Mercedes ve Hamilton ortada yoktu, Ferrari kuduz olmuş at misali kendi kendini yiyordu ve Leclerc’i harcıyordu, diğer takımlar diğer takımlar gibi davranıyorlardı. 

Aston Martin bu sefer kopyayı iyi çekememişti şasi olarak ve Mercedes motoru da kötüydü. Ayrıca Stroll’lerin mobbingleri de takımı geriye götürdü ve oldukları yere çaktı. McLaren’de muhtemelen casusluk yapacak bir takım bulamadığı için olduğu yerde saydı. Gerçi McLaren için bir diğer handikap da Aston Martin ile aynıydı onlar içinde Mercedes motoru kötüydü. Yeni motordaki bio yakıt oranı Alman takımına yaramadı. Dayanıklılık konusunda iyiler ama performansa gelince fiyasko. Williams da Mercedes motorlu olmasına rağmen şasi konusunda atılımları var ve Red Bull ile Max biat eden Albon adında bir pilotları. Flavio Briatore ile Renault(Alpine) öyle ya da böyle bir şekilde şampiyon olduktan sonra bir daha olabileceklerini sanmıyorum. Orta sıradan yukarısı onlar için zor. Alonso ve Ocon’dan da ancak bir iki yarış kazanacak performans ancak çıkar. 

Özetle Max ilk 4 yarıştan sonra takımında toparlanmasıyla elini kolunu sallaya sallaya şampiyonluğa gidiyordu zaten. Sanıyorum bu onu da sıkmış ve işi çabuk da bitirmek adına gaza basmış. 

Max’a kendi performansı, Pérez’e önceden verilen takım emri ve kendi performansı dışında yarışı getiren en büyük olay tabii ki yine Ferrari’ydi. Ferrari muhtemelen cuma günü ki ayarlarını yanlış yaptı ya da getirdiği güncellemeler iyi çalışmadı. Ben paramı yanış ayarlara yatırıyorum çünkü çok da fark yaratacak güncellemeler getirmemişti Ferrari, Belçika’ya. Arka kanat zaten Azerbaycan Gp’sinde denenen kanadın inceltilmişiydi ve azami hız ile aerodinamik konularında etkisi olacaktı. Red Bull hafifletilmiş şasiyi Belçika’ya getirmedi bile. Yani tüm olağan şüpheliler Ferrari’nin yanış ayarları seçtiğini gösteriyor. Lastik kullanımı da kötüydü ayrıca Carlos Sainz daha Cumartesi gününden yarışı Verstappen’e verdi. İkisinde de aynı lastikler varken Max 13 araç geçti Carlos ise önü boş iken fark açamadı lastik yedi bol bol. Bunun tek sebebi yanlış ayarlardır.

Leclerc için şampiyonluk çoktan gitmişti; açıkçası Verstappen’in kaskının vizör bandı firen kanalını tıkamasaydı da Leclerc, rakibini geçemezdi. Çünkü Charles’in tek bir rakibi yok. Takım resmen onu yemek için and içmiş gibi. İspanyol sermayesine teslim olan bir takım sıfır yetenekli Sainz’i birinci pilot yapmaya çalışıyor. Charles’ın yerinde ben olsam Ferrari’den ayrılıp Alpine geçerdim. Ocon ile uğraşmak tüm takım artı sermayeyle uğraşmaktan kolaydır. 

Şampiyon ve ikinci, büyük ihtimalle belli olduktan sonra Tifosi’ye düşen, “Gelecek yıl o yıl mı?” Diyerek; yeniden ve tekrardan umutlanmak. Nitekim en geç Monza’nın ardından takımların hepsi gelecek yıla odaklanmak olacak ve sezonun geri kalanında gelecek yılın parçalarının denendiği antrenmanım yarışları olacak.

Formula 1 yönetimi muhtemelen yeni araçların yakın takibi sayesinde çekişmeli ve son yarışa değin süren bir mücadele olur sandı, geçen yıl ki gibi… Ama şampiyon yaz tatilinden bile önce belliydi zaten. 

Sosyal medyada Ferrari’ye, “100 milyon dolar verip Max’ı alması…” Söyleniyor da. Max, Ferrari’ye gelirse Ferrari uçar ama ileri doğru değil havaya doğru patlatarak, paramparça ederek yapar bunu.

Hüseyin İlker DUMAN

Continue Reading

Trendler